<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>sanalosmanlı &#187; aç?klamas?</title>
	<atom:link href="http://www.sanalosmanli.com/tag/acklamas/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sanalosmanli.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 13 May 2010 12:57:01 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Zenobia</title>
		<link>http://www.sanalosmanli.com/zenobia/</link>
		<comments>http://www.sanalosmanli.com/zenobia/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Dec 2009 10:04:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[aç?klamas?]]></category>
		<category><![CDATA[akromegali hastalığı anlam?]]></category>
		<category><![CDATA[hakk?nda]]></category>
		<category><![CDATA[hastal???]]></category>
		<category><![CDATA[imparatorluğun yıkılması anlam?]]></category>
		<category><![CDATA[kraliçenin esareti ve ölümü]]></category>
		<category><![CDATA[önemi]]></category>
		<category><![CDATA[Zenobia]]></category>
		<category><![CDATA[Zenobia İlk dönemleri]]></category>
		<category><![CDATA[Zenobia İmparatorluğun yıkılması]]></category>
		<category><![CDATA[Zenobia Kraliçe olması ve yönetimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanalosmanli.com/?p=157</guid>
		<description><![CDATA[




Zenobia; (d. 240- ö. 274&#8242;den sonra) 3. yüzyılda Suriye&#8217;de hüküm süren Palmira İmparatorluğu&#8217;nun kraliçesi ve Kral Septimius Odaenathus&#8217;un ikinci karısı. Kralın ölümüyle yönetimi ele geçirdi ve esir düşene kadar imparatorluğu yönetti. Suriye, Lübnan, Filistin, Mısır ve Anadolu&#8217;nun güney ve doğu bölgelerini kontrolü altına aldı. Roma İmparatoru Aurelian tarafından imparatorluğu yıkılarak, esir alındı ve İtalya&#8217;nın Tibur [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- AdSense Now! V1.90 -->
<!-- Post[count: 3] -->
<div class="adsense adsense-leadin" style="text-align:center;margin: 12px;"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-8292615860337159";
/* 300x250, oluşturulma 22.07.2010 */
google_ad_slot = "7092882498";
google_ad_width = 300;
google_ad_height = 250;
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></div><p>Zenobia; (d. 240- ö. 274&#8242;den sonra) 3. yüzyılda Suriye&#8217;de hüküm süren Palmira İmparatorluğu&#8217;nun kraliçesi ve Kral Septimius Odaenathus&#8217;un ikinci karısı. Kralın ölümüyle yönetimi ele geçirdi ve esir düşene kadar imparatorluğu yönetti. Suriye, Lübnan, Filistin, Mısır ve Anadolu&#8217;nun güney ve doğu bölgelerini kontrolü altına aldı. Roma İmparatoru Aurelian tarafından imparatorluğu yıkılarak, esir alındı ve İtalya&#8217;nın Tibur (Tivoli) şehrinde ikamete mecbur edildi.</p>
<p><span id="more-157"></span></p>
<p><strong>Zenobia İlk dönemleri </strong><br />
Zenobia, Iulia (veya Julia) Aurelia Zenobia ismiyle 240 yılında doğdu. Arapça; Zenübya Bat Zaddai ya da (الزباء بنت عمرو بن الظرب بن حسان ابن أذينة بن السميدع); Antik Yunanca; η Ζηνοβία, Türkçe&#8217;de ise Zennube veya Zeynep olarak bilinir. Ayrıca Zeynubiye, Zenobiya, Zabuniye, Zaynubiye, Zeyneb, Zeyno gibi isimlerle de bilinir. Aramicesi (İbrani Alfabesiyle) ספטמיא בת זבי נהירתא וזדקתא מלכתא &#8216;dir.</p>
<p>Bazı kaynaklarda Xenobia veya Septimia Zenobia şeklinde geçmektedir. (Evlendikten sonra kocası Septimius Odaenathus&#8217;dan Septimia ekini almıştır.) Resmi dökümanlarda Zenobia, Bat-Zabbai (Al-Zabba&#8217;nın kızı) olarak adlandırılmıştır, Zenobia ve annesi Al-Zabba ismiyle anılmıştır, bunun anlamı &#8220;güzel, uzun saçlı biricik&#8221;dir. Zeynep ismi ise Arapça &#8220;Zeyn-u Eb&#8221; den birleştirilmiş bir kelime olup, &#8220;Babasının süsü&#8221; ya da &#8220;Babasının güzelliği&#8221; anlamına gelmektedir.</p>
<p>Babası Zabaii ben Selim veya Iulius (ya da Julius) Aurelius Zenobius 229 yılında Suriye&#8217;de bir klan lideri iken, annesi muhtemelen Mısırlı idi. Babasının ismindeki Aurelius ibaresi onun atalarının Roma vatandaşlığını, Roma İmparatorları Antoninus Pius (görev yılları 138-161), Marcus Aurelius (görev yılları 161-180) veya Commodus (görev yılları 180-192) zamanlarından itibaren taşıdığını göstermekteydi. Zenobia, Palmira şehrinde doğdu ve büyüdü. Kesin olmamakla birlikte Zenobia&#8217;nın annesinin Mısırlı olması nedeniyle, Zenobia&#8217;nın Antik Mısır dilini ve kültürünü iyi bildiği düşünülmektedir. Palmira&#8217;da yapılan son kazılarda babasının Antiochus şeklinde bir Yunan ismine de sahip olduğu bulunmuştur. Zenobia; Arap Emesa kraliyet ailesine mensuptu. Arap aristokrasisi içindeki bu aile Humus kökenliydi. Fas prensesi Julia Urania&#8217;nın (Drusilla) ve Mısır kraliçesi VIII. Kleopatra&#8217;nın bu Emesa kraliyet soyundan olduğu bilinmektedir.</p>
<p>Zenobia, güzelliği ve zeki olması ile biliniyordu. Zenobia, koyu bir tene, inci beyazlığında dişlere, siyah ve parlak gözlere ve güzel bir yüze sahipti. Melodik ve güçlü bir sesi vardı. Antik Yunanca, Aramice, Arapça ve Latince bilmekte ve tarihe ilgi duymaktaydı. Homeros ve Eflatun&#8217;un başta olmak üzere diğer Yunan yazarların da çalışmalarını takip etmekteydi. Avcılık ve içmek başlıca eğlencelerindendi.</p>
<p><strong>Zenobia Kraliçe olması ve yönetimi</strong><br />
Zenobia, 258 yılında Kral Septimius Odaenathus&#8217;un ikinci karısı olarak evlendi. Odaenathus&#8217;un ilk karısından olan oğlu Hairan&#8217;ın üvey annesi oldu. Odaenathus Romalıların bölgede zayıflamasıyla Palmira bölgesinin tek hakimi haline geldi, Zenobia ise kralın her zaman destekçisi oldu.</p>
<p>266 yılında Zenobia ve Odaenathus&#8217;un oğulları Lucius Iulius Aurelius Septimius Vaballathus Athenodorus doğdu. Vaballathus (Arapça: وهب اللات Wahballāt &#8220;Tanrıçanın armağanı&#8221;) Odaenathus&#8217;un büyükbabasının adı idi.</p>
<p>267 yılında Zenobia&#8217;nın kocası Odaenathus ve oğlu Hairan suikaste uğrayarak öldüler. Vaballathus henüz bir yaşındaydı ve Zenobia yönetimi ele aldı. İlk işi oğlu ve kendisi için isimlerine onursal Augusta ve Augustus eklerini almak oldu.</p>
<p>Zenobia Palmira İmparatorluğu&#8217;nun hakimiyet alanını kısa sürede genişletmeye başladı. Roma İmparatorluğu&#8217;nu Sasani İmparatorluğu&#8217;nun saldırılarından koruması bir müddet de olsa Romalılarla barış içinde olmasını sağladı.</p>
<p>269 yılında Palmira ordusu, Zenobia ve General Zabdas komutasında kanlı bir şekilde Mısır&#8217;a girdi. Romalı komutan Tenagino Probus&#8217;un kuvvetleri Palmiralıları Mısır&#8217;dan çıkarmayı denediyse de başarılı olamadı. Zenobia kendisini &#8220;Mısır Kraliçesi&#8221; ilan etti. Zenobia askerlerle birlikte at sürmesi ve kilometrelerce yürümesi dolayısıyla &#8220;Savaşçı Kraliçe&#8221; olarak anıldı.</p>
<p>Zenobia&#8217;nın ordusu Anadolu&#8217;nun Ankara ve Kalkedon yakınlarına kadar olan bölgeleri kontrol altına aldı. Ardından Suriye, Filistin ve Lübnan tamamen ele geçirildi. Böylece Roma İmparatorluğu&#8217;nun denetiminde olan ticaret yollarının tümü kontrol altına alınarak Palmira İmparatorluğu&#8217;na katılmıştı.<br />
<strong>Zenobia İmparatorluğun yıkılması, kraliçenin esareti ve ölümü </strong><br />
Roma İmparatoru Aurelian, batıda Galya İmparatorluğu&#8217;na sefer düzenlemekle meşguldü, Palmiralıların hakimiyetini kabul etmemekle birlikte geçici bir barış içerisindeydi. Nitekim Galya&#8217;daki askeri başarıları sonrasında doğu topraklarını tekrar ele geçirmek üzere harekete geçti. Kuvvetlerini Suriye&#8217;ye sevketmeye başladı. Aurelian&#8217;ın kuvvetleri ve Zenobia Antakya yakınlarında karşılaştı ve çarpıştı. Bozulan Palmira kuvvetleri Antakya ve Emesa şehirlerine çekildi. Zenobia, Roma ordusu ulaşmadan Emesa&#8217;daki hazinelerini naklettirdi. Kraliçe ve oğlu deve üzerinde Sasaniler&#8217;den yardım istemek üzere kaçarken, Romalı süvarilerce Fırat nehri yakınlarında yakalandı. Palmira ise Roma kuvvetlerine teslim oldu ve imparatorluk sona erdirildi.</p>
<p>Zenobia ve Vaballathus, Aurelian tarafından Roma&#8217;ya esir olarak götürülmek üzere yola çıkartıldı. Vaballathus, Roma yolunda öldü. 274 yılında Aurelian&#8217;ın Roma&#8217;da düzenlediği zafer geçidinde Zenobia altından zincirlerle bağlanmış bir şekilde Romalı vatandaşlara gösterildi. Zerafeti ve güzelliğiyle Romalıları etkileyen Zenobia&#8217;ya imparator tarafından hayatı garanti edildi ve Tibur&#8217;da (Tivoli) iyi koşullarda yaşaması sağlandı. Oldukça iyi koşullarda yaşamını sürdüren Zenobia, Roma&#8217;da sosyal bir elit, filozof ve saygı duyulan bir hükümdar olarak kabul gördü. Adı bilinmeyen bir Roma valisi ve senatörü ile evlendi.</p>
<p>Zenobia&#8217;nın bundan sonraki yaşamı hakkında elde kesin bilgiler yoktur. Bazı araştırmacılara göre 4. yüzyıla kadar yaşamını huzur içinde sürdürdüğü, bazılarına göre ise Aurelian bozgunu sonrası henüz Palmira&#8217;da iken suikaste uğrayarak öldüğü kabul edilmektedir. Bazı araştırmacılar ise 5. yüzyılda yaşayan Azize Floransalı Zenobius&#8217;un (Saint Zenobius of Florence) kraliçe Zenobia olduğunu ileri sürmektedirler.</p>
<p><a href="http://www.hotoyun.com/resim/share-1150_4B31EB11.html"><img src="http://www.hotoyun.com/resim/image-1150_4B31EB11.jpg" border="0"></a><br />
<a href="http://www.hotoyun.com/resim/share-8276_4B31EB11.html"><img src="http://www.hotoyun.com/resim/image-8276_4B31EB11.jpg" border="0"></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sanalosmanli.com/zenobia/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zabit Samedov</title>
		<link>http://www.sanalosmanli.com/zabit-samedov/</link>
		<comments>http://www.sanalosmanli.com/zabit-samedov/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Dec 2009 09:51:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[aç?klamas?]]></category>
		<category><![CDATA[hakk?nda]]></category>
		<category><![CDATA[hastal???]]></category>
		<category><![CDATA[önemi]]></category>
		<category><![CDATA[Zabit Samedov]]></category>
		<category><![CDATA[zabit samedov anlam?]]></category>
		<category><![CDATA[Zabit Samedov Unvanları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanalosmanli.com/?p=149</guid>
		<description><![CDATA[Zabit Samedov , (d. 21 Haziran 1984Azerbaycan Belarus lı profesyonel kick bokscu. K-1 Dünyasında Avrupa Kıtlaksındaki başarılarıyla bilinen Samedov çabukliğu ayak harketleri ve sıçrayarak vurduku yumruklar ile popülar olmuşdur

Zabit Samedov Unvanları
    * 2009 K-1 World Grand Prix in Łódź champion
    * 2008 K-1 Europe GP runner-up
    [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Zabit Samedov , (d. 21 Haziran 1984Azerbaycan Belarus lı profesyonel kick bokscu. K-1 Dünyasında Avrupa Kıtlaksındaki başarılarıyla bilinen Samedov çabukliğu ayak harketleri ve sıçrayarak vurduku yumruklar ile popülar olmuşdur<br />
<span id="more-149"></span><br />
<strong>Zabit Samedov Unvanları</strong><br />
    * 2009 K-1 World Grand Prix in Łódź champion<br />
    * 2008 K-1 Europe GP runner-up<br />
    * 2007 K-1 World GP in Las Vegas runner-up<br />
    * 2007 K-1 Rules Kick Tournament in Marseilles champion<br />
    * 2006 K-1 Fighting Network in Riga champion<br />
    * 2006 K-1 Hungary Grand Prix champion in Debrecen<br />
    * 2006 IFMA World Champion<br />
    * 2006 WMF World Amateur Muay Thai Championship Winner in Thailand<br />
    * 2004 WKBF European Kickboxing champion<br />
    * 2004 WAKO Thaiboxing World champion in Ukraine<br />
    * 2003 &#8220;Kristall Cup&#8221; Kickboxing runner-up<br />
    * 2002 &#8220;Kristall Cup&#8221; Kickboxing champion<br />
    * 2002 WKBF BARS Gold Cup Kickboxing champion<br />
    * 2001 IFMA European Muay Thai champion<br />
    * 2000 WAKO Thaiboxing World Cup champion<br />
<a href="http://www.hotoyun.com/resim/share-803C_4B31E82D.html"><img src="http://www.hotoyun.com/resim/image-803C_4B31E82D.jpg" border="0"></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sanalosmanli.com/zabit-samedov/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Akut çocukluk dönemi lösemisi, All ,Kan kanseri</title>
		<link>http://www.sanalosmanli.com/akut-cocukluk-donemi-losemisi-all-kan-kanseri/</link>
		<comments>http://www.sanalosmanli.com/akut-cocukluk-donemi-losemisi-all-kan-kanseri/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Dec 2009 14:19:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[aç?klamas?]]></category>
		<category><![CDATA[Akut çocukluk dönemi lösemisi]]></category>
		<category><![CDATA[All]]></category>
		<category><![CDATA[all kan kanseri anlam?]]></category>
		<category><![CDATA[hakk?nda]]></category>
		<category><![CDATA[hastal???]]></category>
		<category><![CDATA[Kan kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[önemi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanalosmanli.com/?p=105</guid>
		<description><![CDATA[Tanım
Lenfoblastlara benzeyen olgunlaşmamış beyaz kan hücrelerinin sayısında artışla karakterize ilerleyici , kötü huylu bir hastalıktır.
Nedenleri,Görülme sıklığı,Risk faktörleri
ALL çocukluk dönemi lösemilerinin % 80 inden sorumludur. 3-7 yaşları arasında sıktır. Erişkinlerde de görülebilir ve tüm erişkin lösemilerinin % 20 ini oluşturur.
 Akut lösemilerde kötü huylu hücrelerde olgunlaşma ve farklılaşma fonksiyonu kaybolmuştur. Bu hücreler hızla çoğalıp normal hücrelerin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tanım<br />
Lenfoblastlara benzeyen olgunlaşmamış beyaz kan hücrelerinin sayısında artışla karakterize ilerleyici , kötü huylu bir hastalıktır.<br />
Nedenleri,Görülme sıklığı,Risk faktörleri<br />
ALL çocukluk dönemi lösemilerinin % 80 inden sorumludur. 3-7 yaşları arasında sıktır. Erişkinlerde de görülebilir ve tüm erişkin lösemilerinin % 20 ini oluşturur.<br />
<span id="more-105"></span> Akut lösemilerde kötü huylu hücrelerde olgunlaşma ve farklılaşma fonksiyonu kaybolmuştur. Bu hücreler hızla çoğalıp normal hücrelerin yerini alırlar. Habis hücreler normal kemik iliği elemanlarının yerini aldıkça kemik iliği yetmezliği gelişir. Normal kan hücrelerinin sayısında azalma olduğu için kişide kanama ve enfeksiyon şikayetleri başlar.<br />
Çoğu vakada görünür bir sebep yoktur. Bununla birlikte radyasyon , benzen gibi bazı toksinler ve bazı Kemoterapi ajanları lösemi oluşumuna katkıda bulunur. Kromozomlardaki anormallikler akut lösemi gelişiminde rol oynayabilir.<br />
Risk faktörleri içinde Down Sendromu , lösemili kardeş , radyasyona maruz kalma , kimyasal Maddeler ve ilaçlar sayılabilir.<br />
Hastalık 100.000 kişinin 6 sında görülmektedir.<br />
Korunma<br />
Çoğu vakanın sebebi bilinmediği için korunma yöntemleri de bilinmemektedir.Toksinlere , radyasyona , kimyasal maddelere maruz kalınmaması riski azaltabilir.<br />
Belirtiler uzun süreli veya çok miktarda kanama olması çürüklerin kolayca oluşması burun kanaması dişeti kanaması adet kanamasında düzensizlikler deri içine kanamalar deri döküntüsü veya peteşi ( kanamaya bağlı küçük kırmızı noktalar ) , ekimoz ( çürükler ) gibi deri lezyonları enfeksiyon yorgunluk sternum hassasiyeti ( sternum: göğüs kemiği ) solukluk kemik ağrıları veya hassasiyeti eklem ağrıları ( kalça , diz , Ayak bileği , ayak , omuz , dirsek , el bileği , elin küçük eklemlerinde ağrı ) lenfadenopati (lenf bezlerinin büyümesi ) açıklanamayan kilo kaybı dişetlerinin şişmesi ateş egzersizle kötüleşen solunum güçlüğü çarpıntı<br />
Tanı/Teşhis fizik muayenede büyümüş karaciğer-dalak , ekimoz ve kanama bulguları saptanır. beyaz kan hücrelerinin sayısında anormallikler tam kan sayımı – Anemi ( kırmızı kan hücrelerinin azalması ) ve trombosit sayısında azalma saptanır. kemik iliği aspirasyonu – kemik iliğindeki hücre sayısında ve lenfoblastlardaki artışı gösterir. T lenfosit sayımı hücre yüzey antijeni çalışmaları<br />
Tedavi<br />
Tedavinin amacı hastalığın remisyonudur ( hafifletilmesidir ). Periferik kan sayımı ve kemik iliği normale döndüğü zaman remisyon sağlanır.<br />
ALL antikanser ilaçların kombinasyonuyla tedavi edilir ( kemoterapi ). Kemoterapinin başlangıcında hastanın 3-6 hafta hastanede kalması gereklidir. Bunu takip eden kemoterapi seansları ayaktan verilebilir.<br />
Kemoterapi prednison , vincristine , metotreksat , 6-merkaptopürin ve siklofosfamid&#8217;i içeren 3-8 ilaç kombinasyonundan oluşur. Ayrıca anemi ve düşük trombosit sayısını düzeltmek için kan ürünleri vermek gerekibilir. Gelişen herhangi bir ikincil enfeksiyon için Antibiyotik kullanılabilir.<br />
İyileşme ( remisyon ) sağlandıktan sonra bel kemiği sıvısı ( spinal Sıvı ) na saldıran lösemik hücrelerin tedavisi için omurgaya kemoterapi ve/veya radyoterapi uygulanabilir.<br />
Takibeden tedavi , relapsları ( hastalığın daha da kötüleşmesini ) önlemeye yöneliktir.<br />
Yüksek doz kemoterapiye veya diğer tedavilere cevap vermeyen ağır vakalar için önerilebilecek diğer bir tedavi seçeneği de kemik iliği naklidir.<br />
Prognoz/Hastalığın gidişi çocuklarda erişkinlerden daha iyi sonuçlar elde edilir. yaklaşık % 95 vakada tam remisyon sağlanır. Şifa oranı ise % 50-60 tır. erişkinlerin % 80 inde tam remisyon , % 30-50 arasında şifa sağlanır. tedavisiz yaşam süresi yaklaşık 3 aydır.<br />
Komplikasyonlar/Riskler şiddetli enfeksiyonlar ALL nin kötüleşmesi yaygın damar içi pıhtılaşma<br />
doktorunuza başvurun şüpheli ALL belirtileri gelişirse kişide ALL ile ilgili sürekli ateş veya diğer enfeksiyon belirtileri ortaya çıkarsa</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sanalosmanli.com/akut-cocukluk-donemi-losemisi-all-kan-kanseri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AKUT BRONŞİT</title>
		<link>http://www.sanalosmanli.com/akut-bronsit/</link>
		<comments>http://www.sanalosmanli.com/akut-bronsit/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Dec 2009 14:18:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[aç?klamas?]]></category>
		<category><![CDATA[AKUT BRONŞİT]]></category>
		<category><![CDATA[AKUT BRONŞİT altarnatif tıp]]></category>
		<category><![CDATA[AKUT BRONŞİT belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[AKUT BRONŞİT bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[AKUT BRONŞİT çözümleri]]></category>
		<category><![CDATA[AKUT BRONŞİT hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[AKUT BRONŞİT hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[AKUT BRONŞİT nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[AKUT BRONŞİT nedir]]></category>
		<category><![CDATA[AKUT BRONŞİT önemi]]></category>
		<category><![CDATA[AKUT BRONŞİT özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[AKUT BRONŞİT tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[bronşitin çözümleri anlam?]]></category>
		<category><![CDATA[hakk?nda]]></category>
		<category><![CDATA[hastal???]]></category>
		<category><![CDATA[önemi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanalosmanli.com/?p=103</guid>
		<description><![CDATA[Tanım :
Akut bronşit bronş adı verilen büyük solunum yollarında virus, bakteri ve mantarlar tarafından oluşturulan akut bir iltihabi hastalığıdır. Ayrıca asidik ve Alkali Maddelerin solunması ile de iltihabi olmayan akut bronşit tablosu da gerçekleşebilir.

Etkenler :
Akut bronşit yapan nedenlerin başında solunum yolları virusları yer almaktadır. Akut bronşit vakalarının ekserisi İnfluenza, Parainfluenza, Coryza (nezle) virusu, Adenoviruslar ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tanım :</p>
<p>Akut bronşit bronş adı verilen büyük solunum yollarında virus, bakteri ve mantarlar tarafından oluşturulan akut bir iltihabi hastalığıdır. Ayrıca asidik ve Alkali Maddelerin solunması ile de iltihabi olmayan akut bronşit tablosu da gerçekleşebilir.</p>
<p><span id="more-103"></span></p>
<p>Etkenler :</p>
<p>Akut bronşit yapan nedenlerin başında solunum yolları virusları yer almaktadır. Akut bronşit vakalarının ekserisi İnfluenza, Parainfluenza, Coryza (nezle) virusu, Adenoviruslar ve Respiratory syncytial viruslarla meydana gelir.</p>
<p>Bakterilerle meydana gelen akut bronşit nispeten daha seyrektir. Akut bronşite sebep olan bakterilerin başında Hemophilus influenza, Pnömokoklar, Streptokoklar, ve Stafilokoklar gelmektedir.</p>
<p>Nadiren Candida ve Aspergillosa türü mantarlar da akut bronşite neden olabilirler.</p>
<p>Şikayetler :</p>
<p>Genellikle hastalık burun ve boğaz enfeksiyonu şeklinde başlar. Bazen de üst solunum yollarına ait herhangi bir şikayet olmaksızın akut bronşit tablosu kendini gösterebilir.</p>
<p>Hastalığın başlangıcında sık tekrarlayan ve kuru bir öksürük vardır. Birkaç Gün sonra öksürükle beraber balgam çıkarma şikayeti de olaya dahil olur. Önceleri normal vasıflarda olan balgam, bir süre sonra iltihaplı bir özellik kazanır.</p>
<p>Bazı vakalarda yüksek ateş, halsizlik, kırgınlık şikayetleri de görülebilir. Bir kısım hastada büyük Hava yollarının tahrişine bağlı olarak gelişen göğüs ağrısı da bulunabilir.</p>
<p>Fizik Bulgular :</p>
<p>Fizik muayene bulguları normal olabilir. Solunum yollarının ödem ve koyu balgam ile tıkanmış olduğu durumlarda ronküs denilen Anormal sesler duyulabilir. Bronşlarda yumuşak balgam varsa ral adı verilen anormal solunum sesleri duyulabilir. Raller genellikle her iki akciğer sahasında yaygın olarak duyulursa da bazı sahalarda daha az, bazı sahalarda daha belirgin olabilir.</p>
<p>Tanı :</p>
<p>Akut bronşitte solunum yollarının tutulması ve akciğer dokusunun normal olması nedeniyle akciğer grafisi normal olarak bulunabilir. Bazı vakalarda akciğer dokusu da iltihaptan etkilenebilir ve akciğer grafisinde solunum yolları ve damarsal yapılarda belirginleşmeler izlenebilir.</p>
<p>Bakterilerin neden olduğu akut bronşitte kanda beyaz küre hücrelerinin sayısında ve kan çökme hızında artış görülebilir. Balgam tetkiklerinde etken bakteri ya da mantar üretilebilir, virusların tespit edilmesi zordur.</p>
<p>Akut bronşit tanısı hastanın şikayetleri, muayene bulguları ve laboratuar tetkikleri bir arada değerlendirilerek konulur.</p>
<p>Tedavi :</p>
<p>Hastanın odası Sıcak ve nemli olmalıdır. Ateşsiz ve hafif seyirli akut bronşitlerde Antibiyotik tedavisi gerekli değildir. Küçük çocukların, yaşlıların, kalp hastalarının, amfizem ve kronik bronşitli hastaların akut bronşitlerinde antibiyotik kullanılmalıdır. Yüksek ateşle seyreden olgularda mutlaka antibiyotik verilmelidir.</p>
<p>Ateş ve ağrısı olan hastalarda tedaviye ağrı kesici-ateş düşürücü ilaçlar eklenmelidir. Balgam çıkaramayan hastalarda sürekli ve rahatsız edici kuru öksürük varsa öksürük kesici ilaçlar da başlanabilir. Hastanın balgam atması halinde balgam söktürücü ilaçlar kullanılmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sanalosmanli.com/akut-bronsit/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Akupunktur</title>
		<link>http://www.sanalosmanli.com/akupunktur/</link>
		<comments>http://www.sanalosmanli.com/akupunktur/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Dec 2009 14:04:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[aç?klamas?]]></category>
		<category><![CDATA[Akupunktur]]></category>
		<category><![CDATA[Akupunktur açıklaması]]></category>
		<category><![CDATA[Akupunktur anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[Akupunktur bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[akupunktur blog anlam?]]></category>
		<category><![CDATA[Akupunktur hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Akupunktur hakkında bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Akupunktur manası]]></category>
		<category><![CDATA[Akupunktur önemi]]></category>
		<category><![CDATA[Akupunktur özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Akupunktur Tarihçe]]></category>
		<category><![CDATA[hakk?nda]]></category>
		<category><![CDATA[hastal???]]></category>
		<category><![CDATA[önemi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanalosmanli.com/?p=94</guid>
		<description><![CDATA[Eski bir Çin tedavi tekniğidir. Vücudun belli noktalarına yerleştirilen iğnelerle yapılan bir tedavi yöntemidir. Uygulanan bu iğnelerin ayrı özellikleri olduğu gibi vücutta doğrusal olarak bulunan belli noktalara uygulanıyor. Uygulama noktalarında Pozitif bir enerjinin yayıldığına inanıyorlar ve bu enerjiye qi adını veriyorlar.Çinde varolan inanca göre Qi de yani yayılan pozitif enerjinin yokluğunda insanlarda dayanılmaz acıların olduğunu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Eski bir Çin tedavi tekniğidir. Vücudun belli noktalarına yerleştirilen iğnelerle yapılan bir tedavi yöntemidir. Uygulanan bu iğnelerin ayrı özellikleri olduğu gibi vücutta doğrusal olarak bulunan belli noktalara uygulanıyor. Uygulama noktalarında Pozitif bir enerjinin yayıldığına inanıyorlar ve bu enerjiye qi adını veriyorlar.Çinde varolan inanca göre Qi de yani yayılan pozitif enerjinin yokluğunda insanlarda dayanılmaz acıların olduğunu ve hastalıkların başladığını biliyorlar. Dolayısıyla Çin felsefesiyle Akupunktur uygulaması acıyı engellemekten diğer tüm hastalıkların tedavisine kadar uzanabiliyor. Hatta yapılan mevsimsel terapilerde nezle ve gribi önleyici ve tedavi edici rol oynuyor.</p>
<p><span id="more-94"></span></p>
<p>Vücutta iğne uygulanan bölgelerin herbiri bir organı temsil ediyor. Çin felsefesine göre vücudumuzda tam 2000&#8242;nin üzerinde nokta bulunuyor. İğnelerin etkileri yapılan bölge ve uygulama şekline göre değişiyor. Uygulanan iğnelerin etkinliğini artırmak için her noktaya uygun iğne ve doğru iğneler olabilmesi için bazı oynamalar yapılıyor.</p>
<p>Bazı bölgelere ısıtılmış,eğrilmiş iğneler konulurken yine bazı noktalara da ilaçlı iğneler konulması gerekiyor. Bazı durumlarda iğneler ile birlikte hafif şiddette Elektrik akımları da uygulanıyor.</p>
<p>AKUPUNKTUR GERÇEKTE İŞE YARIYOR MU?<br />
Alternatif tedavi yöntemlerinden en çok rağbet göreni ve üzerinde en çok araştırma yapılanı Akupunktur.Yapılan çalışmalar ve sonuçlarıyla ilişkilerinde Akupunktur&#8217;un sırt ağrılarına, kulaklarda oluşan uğultulara, diş ağrılarına, adet sancılarına iyi geldiği ifade ediliyor.</p>
<p>Yine de bu konuda tam kesin yazılı sonuçlar ve kapsamlı araştırmalar bulunmuyor. Yapılmış Sağlıklı istatistiksel sonuçlarda yok. İnsanlar ve araştırmacılar bu tedavi yönteminin günümüze neler kazandırdığı konusunda kapsamlı çalışmalar yapmak yerine bu tedavi yönteminin nasıl daha etkili duruma getirileceği konusunda çalışmalarını sürdürüyorlar.</p>
<p>Yapılan bazı araştırma sonuçlarında Akupunktur hakkında şöyle bir açıklama bulunuyor. Uygulanan iğneler vücutta endorfin adlı analjezik bir Maddenin salgılanışını sağlıyor. Endorfin vücutta doğal bir ağrı kesici olarak kullanılıyor ve akupunktur sonrası insanların kendilerini daha sağlıklı hissetmelerini sağlıyor. Akupunkturun vücudun kimyasal yapısını değiştirebildiğini bu sonuçtan anlayabiliyoruz. Çinlilerin bir inanışı belki bu yolda doğrulanıyor. Denge vücudumuz için herşeydir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sanalosmanli.com/akupunktur/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Akciğer enfeksiyonları</title>
		<link>http://www.sanalosmanli.com/akciger-enfeksiyonlari/</link>
		<comments>http://www.sanalosmanli.com/akciger-enfeksiyonlari/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Dec 2009 13:54:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[aç?klamas?]]></category>
		<category><![CDATA[Akciğer enfeksiyonları]]></category>
		<category><![CDATA[Akciğer enfeksiyonları altarnatif tıp]]></category>
		<category><![CDATA[Akciğer enfeksiyonları belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[Akciğer enfeksiyonları bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Akciğer enfeksiyonları çözümleri]]></category>
		<category><![CDATA[Akciğer enfeksiyonları hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Akciğer enfeksiyonları hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Akciğer enfeksiyonları nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[Akciğer enfeksiyonları nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Akciğer enfeksiyonları önemi]]></category>
		<category><![CDATA[Akciğer enfeksiyonları özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Akciğer enfeksiyonları tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[akdeniz ateşi hastalığı ve oruç anlam?]]></category>
		<category><![CDATA[hacıbektaşoğlu ailesi anlam?]]></category>
		<category><![CDATA[hakk?nda]]></category>
		<category><![CDATA[hastal???]]></category>
		<category><![CDATA[morfin bulunmadan önce yapılan ameliyatlar anlam?]]></category>
		<category><![CDATA[önemi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanalosmanli.com/?p=82</guid>
		<description><![CDATA[Hangi tip akciğer enfeksiyonları Ameliyatı gerektirebilir ?
Akciğer apseleri, Günümüzde ciğerde kendilerini göstermiş olan Apselerin büyük çoğunluğu antibiyotiklerle kontrol Altına alınabilmekteyse de yine de bazı hallerde Ameliyat yoluyla drenaj yapılması gerekli olabilecektir. Önceki yıllarda akciğer ap­selerinde ölüm oranlan çok yüksek olmaktaydı. Ancak, günü­müzde modern ameliyat metotları ve Antibiyotik ilaçların kullanılmasıyla, vakaların büyük çoğunluğu başarı ile tedavi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hangi tip akciğer enfeksiyonları Ameliyatı gerektirebilir ?<br />
Akciğer apseleri, Günümüzde ciğerde kendilerini göstermiş olan Apselerin büyük çoğunluğu antibiyotiklerle kontrol Altına alınabilmekteyse de yine de bazı hallerde Ameliyat yoluyla drenaj yapılması gerekli olabilecektir. Önceki yıllarda akciğer ap­selerinde ölüm oranlan çok yüksek olmaktaydı. Ancak, günü­müzde modern ameliyat metotları ve Antibiyotik ilaçların kullanılmasıyla, vakaların büyük çoğunluğu başarı ile tedavi edilebilinmektedir.<br />
Bronşiektazi, Bu durumda küçük bronş tüpleri genişlemekte ve kısmen harap olmaktadır. Bu durum ise onların enfeksiyona çok meyilli olmasına yol açar. Bronşiektazi nedeniyle kronik enfeksiyon meydana geldiği zaman çok vakalarda ameliyat yolu ile akciğerin enfekte olan kısmının alınması gerekmektedir. Lobektomi olarak adlandırılan bu ameliyat, emniyetli bir şekilde yapılabilmekte ve hastanın iyileşme umutları çok yüksek orandadır.<br />
Empiyema, Bu durum akciğer ve göğüs duvarı (plevra boşluğu) arasındaki kesimde cerahat toplanmasından ileri gelir. Geçmiş günlerde çok kez zatürree komplikasyonu olarak görülürdü. Günümüzde ise zatürree Antibiyotikleri ile çok çabuk kontrol altı­na alınabildiğinden bu hastalığa nadiren rastlanmaktadır. An­cak, zatürree ihmal edilmiş veya tedavisi yetersiz şekilde yapıl­mışsa, bu durumun meydana gelmesi mümkündür. En iyi tedavi usulü göğüs boşluğuna bir ensizyon açılması ve toplanan cera­hatin drenaj usulüyle dışarıya çıkarılmasıdır. Bu gibi vakaların büyük çoğunluğu derhal iyileşmeye başlar.<br />
<span id="more-82"></span> Verem Akciğer veremi (tüberkülozu) nin tedavisi yolunda birçok cerrahî müdahale metotları günümüzde kullanılmaktadır. Bunlar bütün bir akciğerin veya yalnızca bir lop&#8217;un ameliyatla alınması olabilir. Bu usule yalnız öteki akciğerin vereme tutulmamış olduğu takdirde başvurulur. Bazen bu gibi vakalarda thorakoplasti&#8217;ye başvurulması da tav­siye edilmektedir. Bu tedavi usulünde bir verem (tüberküloz) lopunun etrafındaki kaburga kemikleri alınır ve böylece göğüs kafesi çökünce altta kalan akciğer dinlenmek imkanını bulur. Bazı hallerde başka başvurulabilecek bir sistem frenik (diyafra¬ma ait) sinirin sıkılmasıdır. Bu sistemde boynun dibinde bir ensizyon açılarak bu sinir bir kıskaç takılmasıyla tecrit edilmekte¬dir. Frenik sinir diyaframa hizmet eder ve hareketsiz kalınca, göğüs boşluğunun Hacmi ufalarak ciğerin kısmen çökmesini ve böylece dinlenmesini temin eder. İsoniazid, para aminosalicylic acid ve streptomisin, rifampisin gibi vereme karşı kullanılan ilaçların gelişmesiyle, verem hallerinde ameliyat gerektirecek vakaları büyük ölçüde azaltmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sanalosmanli.com/akciger-enfeksiyonlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AFT</title>
		<link>http://www.sanalosmanli.com/aft/</link>
		<comments>http://www.sanalosmanli.com/aft/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Dec 2009 13:16:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[aç?klamas?]]></category>
		<category><![CDATA[AFT]]></category>
		<category><![CDATA[AFT altarnatif tıp]]></category>
		<category><![CDATA[AFT belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[AFT bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[AFT hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[AFT hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[AFT nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[aft nedenleri anlam?]]></category>
		<category><![CDATA[AFT nedir]]></category>
		<category><![CDATA[AFT önemi]]></category>
		<category><![CDATA[AFT özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[AFT tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[hakk?nda]]></category>
		<category><![CDATA[hastal???]]></category>
		<category><![CDATA[önemi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanalosmanli.com/?p=49</guid>
		<description><![CDATA[AFT
TARİF:
Aft ağız içerisinde sıklıkla yanak ve dudak mukozasında, dil üzerinde, yumuşak damakta, farenkste, diş eti üzerinde görülen solgun sarı-kırmızı hale ile çevrili oldukça ağrılı ülserleşmiş lezyonlardır. Toplumun %18-20 az ya da çok aft sorunu ile karşı karşıyadır. Bayanlarda daha sıklıkla rastlanır. Aft genellikle tek olarak seyretse de aynı anda birkaç bölgede birden görülebilmektedir.

Aftın oluş nedenini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>AFT</p>
<p>TARİF:<br />
Aft ağız içerisinde sıklıkla yanak ve dudak mukozasında, dil üzerinde, yumuşak damakta, farenkste, diş eti üzerinde görülen solgun sarı-kırmızı hale ile çevrili oldukça ağrılı ülserleşmiş lezyonlardır. Toplumun %18-20 az ya da çok aft sorunu ile karşı karşıyadır. Bayanlarda daha sıklıkla rastlanır. Aft genellikle tek olarak seyretse de aynı anda birkaç bölgede birden görülebilmektedir.</p>
<p><span id="more-49"></span></p>
<p>Aftın oluş nedenini belirlemek için çeşitli araştırma yapılmıştır. Ancak aftın oluşumunu hızlandırıcı ve seyrini kötüleştirici birçok faktör faktör saptanmasına karşın oluş nedeni tam olarak belirlenememiştir.</p>
<p>Bu nedenle aft oluşumunu hızlandıran ve iyileşmesini geciktiren faktörlerden bahsetmek mümkündür.</p>
<p>Aft oluşumunda hangi faktörler önemlidir?</p>
<p>STRES<br />
Günümüzde migren, yüksek tansiyon ve gastrit gibi birçok hastalığın nedenleri arasında kabul edilen stres aft oluşmasının en önemli nedenlerinden birisidir.<br />
Hanımlarda premenstural gerginlik(adet öncesi dönem) de aft oluşumunu hızlandıran faktörlerdendir.<br />
YİYECEKLER<br />
Turunçgiller, sirke, turşu, patates cipsi, Tuzlu ve baharatlı çerezler gibi ağız mukozasını tahriş edebilen yiyecekler aft oluşumunu hızlandıran önemli faktörler arasında sayılmaktadır.Bunların yanı sıra bazı bünyeler için Alerjik olabilen kara buğday, çavdar, arpa, çikolata, fındık, kabuklu deniz hayvanları, soya, domates, bazı patlıcan, elma, incir, peynir gibi yiyecekle.de aft oluşumunu hızlandırırlar.<br />
TRAVMA<br />
Yanak dil dudak ısırma, sert yiyeceklerin tahrişi ve yumuşak olmayan diş fırçalama işlemleri ve iyi adapte olmayan protezlerin neden olduğu vuruklar aft için uygun zeminin oluşmasına yardımcı olurlar.<br />
DİŞ MACUNU<br />
Diş macunlarının temizleme özelliğini artırmak için köpük yapıcı olarak yapılarına katılan &#8220;sodyum lauryl sulhate&#8221; ( SLS ) mukoza hücrelerinin yıkımını artıran tahriş edici bir kimyasaldır. SLS bu özelliği ile aft oluşumu üzerine direkt etkili olan bir Maddedir.<br />
Özellikle aft sorunu olan kişilerin kullanabilmesi için günümüzde daha az oranda (%1.25) SLS içeren diş macunları üretilmektedir. (Tom&#8217;s of Maine Natural Toothpaste , Oral-B Sensitive Fluoride Toothpaste.)<br />
SİSTEMİK HASTALIKLAR<br />
Behçet Hastalığı: Genital ülser, konjuktivit, retinit, lokositoz gibi, birçok sistemik belirtiler yanında ağız içerisinde oluşan tekrarlayıcı aftlarla kendini gösteren bir hastalıktır.<br />
Birçok malign ve otoümmin hastalıklarla birlikte de tekrarlayıcı aftlar görülebilmektedir.<br />
DİĞER NEDENLER<br />
B12 vitamini ve demir noksanlığı,sigara içme, tütün çiğnemenin gibi alışkanlıkların de aft oluşumuna katkıda bulunan önemli faktörler olduğu bilinmektedir.</p>
<p>yukarı</p>
<p>Tedavi<br />
Aftlar herhangi bir tedavi uygulanmasa da genellikle 7-10 gün sonra kendiliğinden iyileşmektedir. Aft sorunu ile karşı karşıya olanların aşağıda sıralanan işlemlerden birini yada birkaçını uyguladıklarında daha rahat bir periyot geçirmeleri mümkündür:</p>
<p>Ağrıyı azaltmak ve iyileşme periyodunu kısaltmak için:<br />
Sıcak, asidik ve tahriş edici gıdalardan kaçınılmalır.<br />
&#8220;2% hydrogen peroxide&#8221; solusyonuna batırılan pamuk yada gazlı bez ile aft bölgesi temizlenebilir.<br />
Su ile Karbonat karışımından hazırlanan ince yapılı bir krem aft üzerine sürülebilir.<br />
Yarım bardak suya yarım kaşık Tuz ilavesi ile elde edilen solusyonla günde üç kez gargara yapılabilir,<br />
yemeklerden önce aft bölgesine &#8220;xylocaine&#8221; solusyonu ya da ağız için hazırlanmış Anestezik kremler uygulanabilir.<br />
Aft üzerine uygulanacak &#8220;orabase&#8221;, &#8220;Gly-oxide&#8221;, &#8220;Cankaid&#8221;,&#8221;Ambesol&#8221; gibi ağız içi kremler uygulanabilir.<br />
&#8220;sucralfate&#8221; tableti ılık Suda eritip gargara yapılabilir.<br />
Özellikle aftı başlangıç aşamasında &#8220;tetrasiklin&#8221; tableti suda eriterek elde edilen solusyon ile gargara yapmak aftın fazla büyümesini engeller ve ağrıyı azaltır.<br />
Gene aftın başlangıç safhasında bölgeye bir topikal steroid &#8220;%0.1 lik triamcinalone&#8221; uygulanması ya da steroidli bir gargara &#8220;betamethasone syrup&#8221; ile gargara yapmak aftın fazla büyümesini engeller ve ağrıyı azaltır.<br />
&#8220;Chlorhexadine&#8221; gargaralar iyileşme periyodunu kısaltır.<br />
&#8220;Tetrasiklin&#8221; şurup la hazırlanan 12,500 unite &#8220;nystatin&#8221;, 1.25 mg &#8220;diphenhydramine&#8221;, ve 0.25 mg/m &#8220;hydrocortisone&#8221; karışımı &#8217;shotgun&#8217; solusyonu olarak kullanılabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sanalosmanli.com/aft/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aç karna içilen su vücudu temizler, sesi güzelleştirir</title>
		<link>http://www.sanalosmanli.com/ac-karna-icilen-su-vucudu-temizler-sesi-guzellestirir/</link>
		<comments>http://www.sanalosmanli.com/ac-karna-icilen-su-vucudu-temizler-sesi-guzellestirir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Dec 2009 12:55:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Aç karna içilen su vücudu temizler]]></category>
		<category><![CDATA[aç?klamas?]]></category>
		<category><![CDATA[hakk?nda]]></category>
		<category><![CDATA[hastal???]]></category>
		<category><![CDATA[önemi]]></category>
		<category><![CDATA[sesi güzelleştirir]]></category>
		<category><![CDATA[sesimizi nasıl güzelleştiririz anlam?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanalosmanli.com/?p=28</guid>
		<description><![CDATA[Vücudun yüzde 75&#8242;ine yakınını, beynin yüzde 95&#8242;ini oluşturan suyun, sesi güzelleştirdiği bildirildi. Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Faruk Yorulmaz, yeterli miktarda alınan Suyun kalori harcamayı artırdığını söyledi.
Suyun aç karnına içildiğinde vücuttaki zararlı Maddelerin atılmasını kolaylaştırdığını belirten Yorulmaz, suyun yararlarını şu şekilde sıraladı: &#8220;Cilde yumuşaklık ve parlaklık verir, selülitten korur. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Vücudun yüzde 75&#8242;ine yakınını, beynin yüzde 95&#8242;ini oluşturan suyun, sesi güzelleştirdiği bildirildi. Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Faruk Yorulmaz, yeterli miktarda alınan Suyun kalori harcamayı artırdığını söyledi.<br />
Suyun aç karnına içildiğinde vücuttaki zararlı Maddelerin atılmasını kolaylaştırdığını belirten Yorulmaz, suyun yararlarını şu şekilde sıraladı: &#8220;Cilde yumuşaklık ve parlaklık verir, selülitten korur. Aynı zamanda sesi güzelleştirir, böbreklerin çalışmasını düzene sokar, idrar yollarını kum ve taş oluşumundan korur, kabızlığı önler, balgamın yumuşayıp atılmasına yardımcı olur, kilo vermeyi sağlar.”<span id="more-28"></span><br />
Vücuttaki suyun yüzde 2&#8217;sinin dahi kaybedilmesinin yorgunluk, halsizlik ve hafızanın zayıflamasına yol açtığını anlatan Yorulmaz, okunan yazıya konsantre olunamıyor ve anlamakta sıkıntı çekiliyorsa Su içilmesinin faydalı olacağını ifade etti. Yorulmaz, çay, kahve ve kola gibi Sıvıların ise daha çok susattığını söyledi. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sanalosmanli.com/ac-karna-icilen-su-vucudu-temizler-sesi-guzellestirir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
