Akupunkturun ve sigara bırakma

21 Aralık 2009 – 14:13

Akupunkturla sigara Bırakma Tedavisi
Akupunktur ile sigara nasıl bırakılabilir ?
Akupunktur ile kaç seansta sigara bırakılabilir ?
Akupunktur ile sigarayı bırakmada başarı oranı nedir ?
Sigarayı Neden Bırakalım ?
Read the rest of this entry »

Akupunkturun felsefesi

21 Aralık 2009 – 14:10

Batı düşüncesi olayları sebep-sonuç ilişkisi içinde değerlendirir. Çin düşüncesine göre ise, çeşitli olgular bir bütünlüğün parçasıdır ve birbirleriyle ilişki içindedir.
Read the rest of this entry »

Akupunktur ve zayıflama

21 Aralık 2009 – 14:05

Şişmanlık
Şişmanlık Nedir?
Dünyada şişmanlık
Neden kilo almak/vermek istediğimizde zorlanırız?
Vücut-Kitle indeksi nedir?
Akupunktur ve Zayıflama
Akupunkturla neden daha kolay ve kalıcı zayıflanır?
Şişmanlık (Obezite)
Şişmanlık, vücutta yağ dokusunun normalden fazla olmasıyla karakterize bir hastalıktır.
Şişman bir kişi ayrıntılı tetkiklerden geçirildiğinde, bazen hiçbir anormalliğe rastlanmayabilir. Bazen fiziksel olarak da bir belirti yoktur. Ancak, diğer yandan tip II şeker hastalığı tanısı konmuş hastaların % 60′ı şişmandır. Yine, vücuttaki yağ dokusunun artması ile, hormonal-metabolik hastalıkların ve kalp-damar hastalıklarının ortaya çıkması ya da ağırlaşması arasında doğrudan bir ilişki olduğu bilinmektedir.
Pekiyi, öyleyse neden gereğinden fazla besin tüketiriz? Şişmanladığımızı göre göre neden buna devam ederiz? Bu soruların yanıtları araştırılmış ve Obez kişilerin yemek yeme konusunda daha çabuk uyarıldıkları, damak tatlarının daha gelişmiş olduğu, daha geç doydukları ve yemek yeme işinin günlük yaşamları içinde kafalarını daha fazla meşgul ettiği gözlenmiştir.
Read the rest of this entry »

Akupunktur

21 Aralık 2009 – 14:04

Eski bir Çin tedavi tekniğidir. Vücudun belli noktalarına yerleştirilen iğnelerle yapılan bir tedavi yöntemidir. Uygulanan bu iğnelerin ayrı özellikleri olduğu gibi vücutta doğrusal olarak bulunan belli noktalara uygulanıyor. Uygulama noktalarında Pozitif bir enerjinin yayıldığına inanıyorlar ve bu enerjiye qi adını veriyorlar.Çinde varolan inanca göre Qi de yani yayılan pozitif enerjinin yokluğunda insanlarda dayanılmaz acıların olduğunu ve hastalıkların başladığını biliyorlar. Dolayısıyla Çin felsefesiyle Akupunktur uygulaması acıyı engellemekten diğer tüm hastalıkların tedavisine kadar uzanabiliyor. Hatta yapılan mevsimsel terapilerde nezle ve gribi önleyici ve tedavi edici rol oynuyor.

Read the rest of this entry »

Akromegali: kontrolsüz büyüme hastalığı

21 Aralık 2009 – 14:03

Tanım
Akromegali, hipofiz bezinin aşırı büyüme Hormonu salgılaması sonucunda oluşan bir hastalıktır. Ergenlik öncesinde ortaya çıkışı oldukça nadirdir ve bu durumda hastalığa jigantizm (devlik) ismi verilir. Çoğunlukla 30-60 yaş arasındaki erişkinlerde görülür. Hastalık erkeklerde ve kadınlarda eşit oranda görülür. Büyüme Hormonu aşırı salgısı sonucu yüz görüntüsü değişir, kabalaşır, hastalar baş ağrısı, terleme, el-ayaklarda büyüme ve yorgunluktan şikayet ederler. Fazla salgılanan büyüme hormonu; kalp, solunum sistemi, hormonal sistem başta olmak üzere pek çok organı etkiler ve ölüm riskini 2-4 kat arttırır.
Read the rest of this entry »

Akraba evliliğinin riskleri

21 Aralık 2009 – 14:01

Akraba evliliğinin risklerini biliyor musunuz?
Son yıllarda yapılmaya başlanan calışmalar, ülkemizdeki kan yakını evlilik oranını %21-40 arasında belirlemiştir.
Almanya’da ise bu oran sadece %0,1- 0,3 arasındadır.

Her insanda 23 çift kromozom vardır. Her bir çift kromozomun bir tanesi anneden, diğeri babadan gelmektedir. Kromozomlar, kalıtımımızla ilgili olan DNA’yı içerir. DNA’nın fonksiyonel ürün kodlayan bölümler ise Gen denir.

Herbir kromozomda binlerce gen vardır. Her gen, kromozom üzerinde özel bir yere sahiptir. Genler bir kuşaktan diğerine aktarılan kalıtsal birimlerdir.
Read the rest of this entry »

Akdeniz anemisi – Thalassemi talasemi

21 Aralık 2009 – 13:59

Thalassemi , önlemi alinabilir kalitsal geçisli bir kan hastaligidir.
Thalassemi Hastaligi , önlemi alinabilir kalitsal geçisli bir kan hastaligidir. Dogum öncesi erken tani ile önlenebilen genetik geçisli (iki tasiyici ebeveynden çocuklar aktarilan) ciddi bir kan hastaligidir. Bulasici yada bir Kanser türü degildir. Kesin bir tedavisi yoktur. Fakat thalassemi hastalarinin, yasam kalitesini arttirmak ve sürdürmek için ömür boyu tedavi gereksinimi vardir.
Thalassemi tasiyicisi iki ebeveynin evlenmesiyle her gebelikte dogacak olan bebegin tasiyici olma riski %50, thalassemi majör olma riski %25 ve saglam bebek olma sansi ise %25 tir.
THALASSEMI’nin Klinik Sekilleri Nelerdir?
Read the rest of this entry »

Akciğer tümörleri

21 Aralık 2009 – 13:58

Bütün akciğer tümörleri kanserli midir ?
Hayır. Bazen selim tümörlere akciğer adenomlarına rastlansa da habis türleri çok daha fazla görülmektedir.
Selim akciğer tümörlerinin tedavi yöntemleri nedir ?
Ameliyat öncesi selim ve habis tümörler arasında bir ayrım yapıl­masına imkan olmadığından selim ve habis tümörlere aynı ameli­yat usulleri tatbik edilmektedir.
Akciğer Kanseri fazla rastlanan bir durum mudur ?
Evet, özellikle erkeklerde en çok görülen Kanser türüdür.
sigara kullananların kullanmayanlardan fazla akciğer kanseri olma ihtimali var mıdır ?
Şüphesiz evet. Fazla sigara kullananların, kullanmayanlara oranla akciğer kanseri olma ihtimalleri on misli fazla olarak kabul edil­mektedir.
Read the rest of this entry »

Akciğer kistleri

21 Aralık 2009 – 13:56

Akciğer kistlerine nerede rastlanır ?
Bunlar genellikle doğuştan beri var olan bozukluklardır ve Hava veya Sıvı ile dolu olan zarları zayıf torbacıklardan meydana gelmektedir. Bazı akciğer kistleri herhangi bir belirti göstermez­ken başkaları, ciğerin etrafındaki dokularda baskı yaparak bu do­kuların harap olmasına yol açabilir.
Akciğer kistleri enfekte olup Apseler meydana gelebilir mi ?
Read the rest of this entry »

Akciğer enfeksiyonları

21 Aralık 2009 – 13:54

Hangi tip akciğer enfeksiyonları Ameliyatı gerektirebilir ?
Akciğer apseleri, Günümüzde ciğerde kendilerini göstermiş olan Apselerin büyük çoğunluğu antibiyotiklerle kontrol Altına alınabilmekteyse de yine de bazı hallerde Ameliyat yoluyla drenaj yapılması gerekli olabilecektir. Önceki yıllarda akciğer ap­selerinde ölüm oranlan çok yüksek olmaktaydı. Ancak, günü­müzde modern ameliyat metotları ve Antibiyotik ilaçların kullanılmasıyla, vakaların büyük çoğunluğu başarı ile tedavi edilebilinmektedir.
Bronşiektazi, Bu durumda küçük bronş tüpleri genişlemekte ve kısmen harap olmaktadır. Bu durum ise onların enfeksiyona çok meyilli olmasına yol açar. Bronşiektazi nedeniyle kronik enfeksiyon meydana geldiği zaman çok vakalarda ameliyat yolu ile akciğerin enfekte olan kısmının alınması gerekmektedir. Lobektomi olarak adlandırılan bu ameliyat, emniyetli bir şekilde yapılabilmekte ve hastanın iyileşme umutları çok yüksek orandadır.
Empiyema, Bu durum akciğer ve göğüs duvarı (plevra boşluğu) arasındaki kesimde cerahat toplanmasından ileri gelir. Geçmiş günlerde çok kez zatürree komplikasyonu olarak görülürdü. Günümüzde ise zatürree Antibiyotikleri ile çok çabuk kontrol altı­na alınabildiğinden bu hastalığa nadiren rastlanmaktadır. An­cak, zatürree ihmal edilmiş veya tedavisi yetersiz şekilde yapıl­mışsa, bu durumun meydana gelmesi mümkündür. En iyi tedavi usulü göğüs boşluğuna bir ensizyon açılması ve toplanan cera­hatin drenaj usulüyle dışarıya çıkarılmasıdır. Bu gibi vakaların büyük çoğunluğu derhal iyileşmeye başlar.
Read the rest of this entry »