<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>sanalosmanlı</title>
	<atom:link href="http://www.sanalosmanli.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sanalosmanli.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 15 Mar 2010 11:19:21 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>birinci dünya savaşı</title>
		<link>http://www.sanalosmanli.com/birinci-dunya-savasi/</link>
		<comments>http://www.sanalosmanli.com/birinci-dunya-savasi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Mar 2010 11:18:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[birinci dünya savaşı Cepheleri]]></category>
		<category><![CDATA[birinci dünya savaşı çıkışı]]></category>
		<category><![CDATA[birinci dünya savaşı Nedenleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanalosmanli.com/?p=214</guid>
		<description><![CDATA[
Bu sayfada birinci dünya savaşı hakkında bilgiler bulunmaktadır
Bu sayafadaki bilgi,belge ve görsellerin doğrulunu ve güncelliğini sanalosmanli.com hiçbir şekilde garanti etmez Bu sayafadaki Tüm bilgi,belge
görseller genel kültür amaçlıdır ve doğru olmayabilir bu konu Hiçbir  şekilde uzmanlık alanları için kullanılmamalıdır.

Kısca 1. dünya savaşı

 Dünya Savaşı askeri çatışma Bu 1914 den 1918 yılına süren ve çoğu dahil, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sanalosmanli.com/wp-content/uploads/birincidunyasavasi.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-215" title="birincidunyasavasi" src="http://www.sanalosmanli.com/wp-content/uploads/birincidunyasavasi-224x300.jpg" alt="" width="224" height="300" /></a></p>
<p><strong>Bu sayfada birinci dünya savaşı hakkında bilgiler bulunmaktadır</strong></p>
<p><span style="font-size: xx-small;">Bu sayafadaki bilgi,belge ve görsellerin doğrulunu ve güncelliğini sanalosmanli.com hiçbir şekilde garanti etmez Bu sayafadaki Tüm bilgi,belge<br />
görseller genel kültür amaçlıdır ve doğru olmayabilir bu konu Hiçbir  şekilde uzmanlık alanları için kullanılmamalıdır.<br />
</span></p>
<p><strong>Kısca 1. dünya savaşı<br />
</strong><br />
<span style="color: #c0c0c0;"> Dünya Savaşı askeri çatışma Bu 1914 den 1918 yılına süren ve çoğu dahil, dünyanın büyük güçler, iki karşıt ittifaklar toplandı: Müttefikler (etrafında merkezli Üçlü İtilaf) Ve Orta Powers. 60 milyon Avrupalılar dahil olmak üzere 70 milyondan fazla askeri personel, bir tarihinin en büyük savaşların seferber edildi.15 milyondan fazla kişi öldürüldü, Biri haline getiriyor ölümcül çatışmalar history.Bu savaşı (olarak kısaltılır WW-I, WWIVeya WW1) De denir Birinci Dünya Savaşı, Dünya Savaşı, Dünya Savaşı (patlak önce İkinci Dünya Savaşı) Ve Savaş to End All Wars.</span></p>
<p><span style="color: #c0c0c0;">28 Haziran 1914 tarihinde suikast onun Arşidük Franz Ferdinand, Avusturya tahtının varisi-Macaristan, savaşın hemen tetikleyicisi olarak, görülüyor ancak uzun vadeli nedenleri gibi emperyalist dış politika, önemli bir rol oynamıştır. Bir elinde Ferdinand&#8217;ın suikast Bosnalı Sırp milliyetçi Gavrilo Princip Habsburg ültimatom olarak karşı sonuçlandı Sırbistan Krallığı&#8217;nın. Bu geçmiş yıllarda oluşan olmuştu bazı ittifaklar, bu nedenle hafta içinde büyük güçlerin savaş vardı çağrıldığında vardı; tüm sahip olan koloniler, Çatışma kısa sürede dünya çapında yayıldı.</span></p>
<p><span style="color: #c0c0c0;">Çatışma Belçika, Lüksemburg ve Fransa Alman işgali ile açıldı; Sırbistan Avusturya-Macaristan işgali ve bir Rus saldırısına karşı Prusya. Paris Doğum Almanca yürüyüşten sonra bir halt, getirildi Batı Cephesi ile bir yıpratma statik bir savaşa yerleşti siper hattı bu 1.917 kadar az değişmiştir. Doğu&#8217;da, Rus ordusunun başarıyla karşı savaşan Avusturya-Macaristan kuvvetleri geri Alman ordusu tarafından zorlandı ama. Ek cephede açıldı Osmanlı İmparatorluğu 1914 yılında savaşa katılmadan, 1916 İtalya ve Romanya 1915 yılında. İmparatorluk Rusya 1917 yılında savaş bıraktı. Batı Cephesi boyunca 1.918 Alman saldırısı, sonra Amerikan kuvvetlerinin geri başarılı saldırıda müttefik bir dizi sürüldü siperler ve Alman orduları girdi. Almanya teslim oldu Ateşkes Günü, 11 Kasım 1918.</span></p>
<p><span style="color: #c0c0c0;">Savaşın sonunda, dört büyük emperyal güçlerin &#8211; Almanca, Rusça, Avusturya-Macaristan ve Osmanlı Imparatorlukların-askeri ve siyasi, son iki durmayan ile mevcut olduğu mağlup olmuştu. Devrim Sovyetler Birliği Rus İmparatorluğu&#8217;ndan, ortaya ise haritanın Orta Avrupa tamamen çok küçük devletler halinde yeniden çizilmesi oldu. Milletler Cemiyeti başka bir tür çatışma önleme umuduyla kuruldu. Avrupa milliyetçilik savaş olurken, Almanya&#8217;nın yenilgisinin yankıları ve bir Versailles Barış Antlaşması sonunda başlayan yol açacak Dünya Savaşı 1939 yılında.</span></p>
<p><span style="color: #c0c0c0;"><span id="more-214"></span><br />
</span></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Birinci dünya savaşı detay</strong><br />
I. Dünya Savaşı veya Birinci Cihan Harbi, 28 Temmuz 1914 tarihinde Avrupa&#8217;da başlamış ve dünyanın dört bir yanındaki ülkelerin katılması ve diğer kıtalardaki sömürgelere de yayılması nedeniyle &#8220;Dünya Savaşı&#8221; olarak adlandırılmıştır. Dört yıldan uzun süren savaş, 1918 yılında sona ermiştir. Birinci Dünya Savaşı, Avrupa&#8217;da dört merkezi devlete karşı, Avrupa ve diğer kıtalarda bulunan yirmi beş devletin bulunduğu, o tarihe kadar görülmemiş ilk dünya savaşıdır. I. Dünya Savaşı Avrupa&#8217;da İttifak Devletleri, Bağlaşık Devletler veya Merkezi Devletler diye adlandırılan Almanya, Avusturya-Macaristan, Osmanlı Devleti ve Bulgaristan ile İtilaf Devletleri diye adlandırılan Britanya İmparatorluğu, Fransa ve Rusya önderliğindeki Sırbistan, Karadağ ve Belçika devletleri arasında gerçekleşmiştir. Savaşa sonradan İtilaf Devletleri tarafında İtalya, ABD, Japonya, Yunanistan, Portekiz ve Romanya da katılmıştır.</p>
<p><strong>birinci dünya savaşı Nedenleri</strong><br />
<strong>Siyasi Nedenler</strong><br />
Avrupa&#8217;da 16.yy&#8217;da yaşanan Katolik-Protestan ayrışmasıyla; Kutsal Roma-Cermen İmparatorluğu&#8217;na bağlı Prenslikler, farklı taraflarda savaşmışlar, tarihte Otuz Yıl Savaşları (1618-1648) olarak bilinen bu savaş da Vestfalya Antlaşması&#8217;yla sona ermiştir. Savaş sonucunda, bugün bile Avrupa Birliği&#8217;nin kökenini oluşturan Kutsal Roma Germen İmparatorluğu birliği dağılmıştır. Savaşın sonunda Fransa&#8217;nın güçlenmesi; tam aksine Kutsal Roma Germen İmparatorluğu&#8217;nun ve Habsburg Hanedanı&#8217;nın zayıflaması sözkonusudur. Bu sonuç Almanya için 19.yy&#8217;a kadar sürecek bir zayıflık dönemine ve yine bu tarihlere kadar birliğini kuramamasına neden olmuştur. Sanayi Devrimi ve Sömürgecilik hareketlerinde de bu olay etkisini göstermiş ve İngiltere,Fransa sömürgecilik alanında hızla güçlenirken Almanya&#8217;nın bu alanda geri kalmasına neden olmuştur. 1815’te yapılan Viyana Kongresi ile Avrupa’ya ve geniş anlamda dünyaya yeni bir statü getirilmiş ve buna göre güçler dengesi kurulmuştur.Kırım Savaşı&#8217;nda(1853-1856) bu dengelerin Rusya lehine değişmesine engel olmak için ;Haçlı Seferleri&#8217;nden sonraki en önemli ittifakla;Avrupa Devletleri,Osmanlı İmparatorluğu ile birlikte Ruslara karşı savaşmıştır.Yenilgiye uğrayan Ruslar,etkisi 1917 Ekim Devrimi&#8217;ne kadar sürecek siyasi ve ekonomik dalgalanmaların etksine gireceklerdir.Yine bu savaşın sonunda;İtalya Birliği&#8217;ne gidecek yollar da açılmıştır.1870 Sedan Savaşı[1] ile Almanya ve İtalya’nın birliklerini kurmaları, bunların büyük devletler olarak devletler arası ilişkilerde yer almak için girişimlerde bulunmaları, Viyana Kongresi statükosunu ve güçler dengesini büyük ölçüde değiştirmişti. Bundan sonrası ise yeniden bir dengenin kurulması girişimlerine, o da Avrupa’da yeni blokların ortaya çıkmasına ve bunların birbirleriyle çatışmasına yol açmıştır. Bloklar arasındaki gerginlik de karşılıklı silahlanmaya yol açmıştır. Bu da silahlı barış dönemini ortaya çıkarmıştır. Bu dönemde bloklar ve devletler arası ilişkilerde çok yönlü gelişen çatışmalar gerginliği daha da arttırmış ve devletleri bir savaşın eşiğine getirmiştir. Bu genel çerçeve içinde I. Dünya Savaşı&#8217;nın nedenleri çeşitli ekonomik, siyasi, askeri gelişmelere dayanmaktadır. Bunlara büyük devletlerin çıkar hesaplarını da eklemek gerekir.Özelikle Prusyanın Avusturyayı yenip Alman birliğini sağladıktan sonra yeni ortaya çıkan Alman Kralığının elinde önemli sömürgeleri olmamasına rağmen dönemin süper gücü İngiliz İmparatorluğu&#8217;na karşı koyabilecek hatta onu geçebilecek bir sanayi insan gücü ve teknolojı haline gelmesi ve bunun basta İngiltere ve Fransa tarafından engellenmek istemesi başlıca çekişme kaynağıdır.</p>
<p><strong>Ekonomik Nedenler </strong></p>
<p>Sanayi Devrimi ve Sömürgecilik sonucunda ekonomik pozisyonlarını güçlendiren İngiltere ve Fransa; karşı taraftaki Almanya ve İtalya gibi ülkelerden ekonomik olarak çok ilerideydi.Almanya ve İtalya, siyasi birliklerini oluşturduktan sonra; 1914&#8242;e kadar olan süreçte aradaki farkı kapatmaya çalışmışlardır.İngitere ve Fransa&#8217;nın ekonomik hakimiyet alanlarını korumak;Almanya&#8217;nın ise bu alanları ele geçirmek niyeti savaşın başlıca ekonomik nedenlerindendir.Bu; sömürgeler,deniz yollarının hakimiyeti,uluslarası ticaret imtiyazları gibi ana başlıklarda değerlendirilebilir. Öte yandan 19.YY sonlarından itibaren kullanılmaya başlayan ve neredeyse 20.yy&#8217;a damgasını vuran petrol yataklarının mülkiyeti de savaşın temel ekonomik nedenlerindendir. Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nun hakimiyeti altındaki Ortadoğu Petrol varlığı,19.yy sonlarında özellikle İngilizler tarafından,çeşitli gizli/açık yöntemlerle tesbit edilmişti.İngiltere, petrol siyasetini; 1900&#8242;lerde tüm stratejilerinin birinci sırasına koymuştu. Diğer bir konuda Rus İmparatorluğu&#8217;nun ekonomik durumudur.Rusya,19.yy&#8217;ın sonlarında 20.yy&#8217;ın başlarında toplumsal dalgalanmanın en fazla görüldüğü ülkedir.Toplumun en büyük kesimini oluşturan köylü sınıfı ve o büyüklükte olmasa da etkin bir işçi sınıfı 1905 Devrimi ile 1917 Ekim Devrimi&#8217;ne giden yolu açmıştı.Toplumsal dalgalanmalar ekonomik açıdan Rus İmparatorluğu ve Çarlık Rejimi için tehlike oluşturuyordu.Rus Yönetimi bu dalgalanmaları engellemek için siyasi ve ekonomik güç kazanmak zorundaydı.</p>
<p><strong>birinci dünya savaşında Ülkelerin Stratejileri</strong><br />
<strong>İngiltere </strong><br />
1. Elizabeth’in uzun ve başarılı saltanatında(1558-1603) İskoçya’da İngiliz etkisinde farklılık görülmeye başlandı. İngiltere&#8217;deki Tudor hanedanıyla, İskoçya&#8217;daki Stuart hanedanı arasındaki evlenmeler, iki geleneksel düşmanı birbirine yaklaştırdı. İskoçya Kralı 1. James İngiltere kralı oldu. 1707 yılında iki krallığı birleştiren bir antlaşma imzalandı. Bu tarihten sonra Büyük Britanya tarihi başlar.</p>
<p>1642-1651 yılları arasında gerçekleşen İngiltere İç Savaşı sonucunda krallık devrildi. Bunun yerine önce parlamento idaresinde (1649–1653) sonra da Oliver Cromwell iktidarında (1653–1659) kısa süren bir cumhuriyet kuruldu. Cromwell&#8217;in ölümünün ardından parlamento iç karışıklıkları önlemek için sürgündeki kral 2. Charles&#8217;ı krallığı yeniden kurmak üzere İngiltere&#8217;ye davet etti.</p>
<p>18. ve 19. yüzyıllarda İngiltere, büyük bir sanayi devleti ve sömürge gücü haline gelen Britanya İmparatorluğu&#8217;nun merkezi konumundaydı. 19. yüzyılın başlarında Avustralya, Kanada, Hindistan, Afrika’da bazı devletler, Antil Adaları ve Hong Kong gibi dünyanın büyük bir kısmına yayılan dev bir sömürge imparatorluğu kurulmuştu. Kraliçe Victoria (1837-1901) zamanında İngiltere dünyanın en büyük gücü durumuna geldi. 1877&#8242;de Hindistan sömürgeleştirildi. 1882&#8242;de Mısır ele geçirildi.</p>
<p>İngiltere 1900&#8242;lere gelindiğinde dünyanın en büyük gücü konumundaydı.Bu gücü sömürgeler,deniz yolları hakimiyeti,küresel şirketler aracılığıyla; askeri ve siyasi anlamda da sağlamayı başabilmiştir.1871&#8242;ten itibaren Alman İmparatorluğu&#8217;nu kendi etkinliğine karşı en önemli tehdit olarak algılamıştır.Çünkü güçlü bir Almanya İngitere için en büyük tehdit olacaktır.Fransa ile sürdüğü ortaklıkta(özellikle Kırım Savaşı bir örnektir.),Fransa&#8217;nın da 1871 yenilgisinden itibaren Alman İmparatorluğu&#8217;na karşı olan düşmanlığı belirleyici nokta olmuştur.Yine aynı şekilde Rusya ile 1.Dünya Savaşı öncesinde temin ettiği ittifak da;Balkanlar ve Doğu Avrupa&#8217;da Rusya&#8217;nın Pan-Slavizm Politikası ile Almanya&#8217;nın Pan-Germen Politikası karşıtlığı temeline oturmuştu.</p>
<p>İngiltere,bir ada ülkesi olması nedeniyle,savunma stratejisini Hollanda ve Belçika&#8217;nın Almanya&#8217;ya karşı dirençli olması esasına dayandırmaktaydı.[8]</p>
<p>Alman İmparatorluğu&#8217;nun İngiltere için gerek ekonomik gerekse de siyasi tehdit haline gelmesi İngiltere için tartışmasız bir savaş nedeniydi.Aynı zamanda; sömürgelerin korunması,deniz yollarının kontrol altında tutulması,küresel şirketlerin hakimiyeti ve en önemlisi Ortadoğu Enerji Koridoru&#8217;na sahip olmak stratejileri tamamen Almanya İmparatorluğu çıkarlarıyla çatışmaktadır.<br />
<strong>Fransa </strong><br />
Fransa&#8217;da krallık sistemi 1789 yılında gerçekleşen Fransız Devrimi&#8217;ne dek hüküm sürdü. Fransız Devrimi sırasında dönemin Fransa kralı XVI. Louis ve eşi Marie Antoinette ile onlara yakınlığı olduğu düşünülen yüzlerce Fransız vatandaşı öldürüldü. Kısa süreli bir dizi yönetim denemesinden sonra Napolyon Bonapart 1799&#8242;da cumhuriyetin kontrolünü ele aldı ve kendini önce Birinci Konsül, daha sonra, günümüzde Birinci İmparatorluk (1804–1814) adıyla anılan devletin imparatoru ilan etti. Napolyon Savaşları olarak bilinen bir dizi savaşın ardından, Bonaparte ailesinin yardımıyla Napolyon kıta Avrupasının büyük bölümünü ele geçirdi. Yeni elde edilen bu topraklara daha sonra Bonaparte ailesinin üyeleri Fransa&#8217;ya bağlı kral olarak atandı.</p>
<p>1815 yılında yapılan Waterloo Savaşı&#8217;nda Napolyon&#8217;un son yenilgisinden sonra Fransa&#8217;da krallık yönetimine geri dönüldü. Ancak bu kez kralın yetkilerine anayasal kısıtlamalar getirildi. 1830 yılında çıkan bir sivil ayaklama olan Temmuz Devrimi&#8217;yle Bourbon Hanedanı tümüyle kaldırılarak anayasal krallığa dayanan Temmuz Monarşisi getirldi. Bu yönetim biçimi 1848 yılına dek sürdü. Bu arada kurulan İkinci Cumhuriyet oldukça kısa süreli oldu ve 1852 yılında III. Napolyon İkinci İmparatorluğu kurunca yıkıldı. 1870 yılında başlayan Fransa-Prusya Savaşı&#8217;nda yenilen III. Napolyon bunun üzerine tahttan indirildi ve bu yönetim rejimi de Üçüncü Cumhuriyet&#8217;in kurulmasıyla fesholdundu.</p>
<p>Fransa 17. yüzyıldan başlayarak 1960&#8242;lara dek bir sömürge devleti kimliğiyle var oldu. 19. ve 20. yüzyıllarda dünyanın dört bir yanında edindiği sömürge toprakları Fransa&#8217;yı İngiltere&#8217;den sonra ikinci büyük sömürge imparatorluğu hâline getirdi.</p>
<p>Fransa ve Almanya,1871 yılından itibaren birbirlerini tehdit olarak görmüşlerdir.Fransa için, kaybettiği Alsace-Lorraine bölgesi hem ekonomik hem de askeri açıdan büyük öneme sahipti.Öte yandan Ren Nehri üzerindeki köprüler ve Belçika&#8217;nın güçlü savunmaya sahip olması,Fransa için diğer iki askeri strateji unsuruydu.[12]</p>
<p>Fransa için Alman İmparatorluğu, Merkezi Avrupa&#8217;da olduğu kadar, sömürgeleriiçin de büyük tehdit oluşturuyordu.Çünkü Fransız Askeri-ekonomik-siyasi gücünün temeli sömürgeler üzerine kuruluydu.</p>
<p>Yine Fransa&#8217;da Ortadoğu Enerji Koridoru&#8217;nu en az İngiltere kadar önemsiyor ve etkinliği neredeyse hiç bulunmayan Ortadoğu&#8217;da yeni bir etkinlik oluşturmak istiyordu.<br />
<strong>Rusya </strong><br />
Rusya İmparatorluğu&#8217;nun başlangıcı 1721 yılındadır. 1866 yılında toprakları Asya, Avrupa ve Kuzey Amerika&#8217;nın belirli bölümlerini kapsamıştır. 19. yüzyılın başında dünyanın en büyük ülkesi olmuş, toprakları kuzeyde Kuzey Buz Denizi&#8217;nden güneyde Karadeniz&#8217;e, doğuda Büyük Okyanus&#8217;dan batıda Baltık Denizi&#8217;ne kadar uzanmıştır.</p>
<p>19.YY.sonu-20.YY. başında,İmparatorluğun ekonomik yapısı geniş ölçüde köylü ve sayıca daha az etkili bir işçi sınıfına dayanmaktaydı.Sanayileşme yetersizdi ve üretim büyük ölçüde tarıma dayalıydı.Şehirleşme 2-3 şehir dışında son derece az ve nüfusun büyük çoğunluğu taşrada yaşamaktaydı.1905 Devrimleri ve ardından gelen 1917 Devrimleri; Rusya&#8217;nın bu ekonomik ve siyasi yapısından kaynaklanmıştır.</p>
<p>Rusya 19.YY.&#8217;da temelde dört hedef doğrultusunda siyasetini konumlandırmıştır:</p>
<p>a)Batısında Pan-Slavizm Politikalarıyla(böylece Slav kökenli halkların kontolünü eline geçirmek) ve Balkanlar/Doğu Avrupa&#8217;da hakimiyetini sağlamak;</p>
<p>b)Güneyde,Osmanlı İmparatorluğu(Boğazlar ve Doğu Anadolu&#8217;yu ele geçirmek)ve İran(Petrol alanları)politikaları ile hakimiyetini sağlamak;</p>
<p>c)19.YY.&#8217;da Ortaasya&#8217;nın büyük bölümünü ele geçiren Ruslar;bu hakimiyetlerini korumak istemekteydiler;</p>
<p>d)Doğuda,Japonya-Rusya-İngiltere-ABD arasındaki güç dengesini kaybetmemek.</p>
<p>1904-1905 Rus Savaşı&#8217;nda büyük yenilgiye uğrayan Rusya;aynı tarihlerde,İngiltere ile İngiliz-Rus Sömürge Antlaşmasını imzalamak zorunda kalmıştır..[16]</p>
<p>Batıda Almanya İmparatorluğu&#8217;nun Pan-Germenizm Politikaları;Güneyde Osmanlı İmparatorluğu ile yüz yılı aşkın süren savaşlar;Pasifik&#8217;te İngiltere&#8217;ye karşı ABD ile yardımlaşma vb. stratejiler nedeniyle Rusya İtilaf Devletleri safında yeralmıştır.</p>
<p><strong>Almanya </strong><br />
18 Ocak 1871 yılında Versailles Antlaşması&#8217;yla kurulan Alman İmparatorluğu;tüm dağınık Alman Devletçik&#8217;lerini -Avusturya hariç-bir arada topladı.İmparatorluk 1884 yılından itibaren ülke dışında sömürgeler kurmaya başladı.[20]Alman İmparatorluğu 1914 yılına kadar;birliğini geç oluşturması nedeniyle geri kaldığı İngiltere-Fransa-Rusya ittifakıyla;ekonomik,siyasi ve askeri yönden başabaş noktasına geldi.Hatta sanayileşme ve işgücü alanında İngiltere&#8217;den (1914 verilerine göre)daha ileri bir seviyeye ulaştı.[21] II. Wilhelm döneminde, Almanya, diğer Avrupa güçleri gibi emperyal bir politika izlemiş ve zaman zaman sömürgeleri konusunda komşu devletlerle sürtüşmeye girmiştir. Bu, bir takım dostlukları zedelemiş ve Almanya&#8217;ya karşı Fransa, Birleşik Krallık ve Rusya İmparatorluğu bir anlaşma imzalayarak kutup oluşturmuştur. Almanya ise sadece Avusturya-Macaristan İmparatorluğu ile ittifak kurabilmiştir.[22]Almanya&#8217;nın emperyal politikası ülke dışına taşmış ve devlet diğer Avrupa güçleri gibi Afrika&#8217;nın paylaşımına katılmıştır. Berlin Konferansı&#8217;nda bu kıta Avrupa güçlerine pay edilmiştir. Almanya&#8217;nın payına Alman Doğu Afrikası, Alman Kuzey-Batı Afrikası, Togo ve Kamerun düştü. Büyük güçler arası Afrika&#8217;da olan bu mücadele I. Dünya Savaşı&#8217;nın nedenlerinden biri olacaktı.[23] Almanya siyaset alanında ve denizlerde,o sırada Britanya&#8217;ya ait olan küresel konumu ele geçirmek ve böylece Britanya&#8217;yı otomatikolarak daha alt statüye indirgemek istiyordu.[24]1900&#8242;lerde emperyal ve emperyalist çağın en yüksek noktasında hem Almanya&#8217;nın yegane küresel statüiddiası(Alman Ruhu dünyayı yenileyecektir!)deyişiyle,hem de Avrupa Merkezli bir dünyanın tartışmasız^^büyük güçleri^^olan Britanya ve Fransa&#8217;nın iddiası henüz etkiliydi.[25] Alman Ulusal Birliği&#8217;nin kurulduğu 1871 ile 1.Dünya Savaşı&#8217;nın çıktığı 1914 tarihleri arasında Avrupa Tarihi&#8217;nin hiç değişmeyen öğesi Almanya ile Fransa arasındaki düşmnlıktır.[26]Fransa&#8217;nın 1871 Alman yenilgisi bu düşmanlığın en önemli etkenidir.Aynı zamanda Alsace-Lorraine&#8217;in kaybedilmesi ve iki ülke için, hem ekonomik hem de askeri önemi;bu düşmanlıklarda etkili olmuştur.Çünkü iki ülke arasındaki en önemli savunma noktaları; Alsace-Lorraine ve Ren Nehri Köprüleri&#8217;ne sahip olmaktır. Öte yandan, Hohenzollern Hanedanı yönetiminde ve mutlakiyetçi yapıdaki Almanya İmparatorluğu; siyasi olarak cumhuriyetçi İngiltere ve Fransa&#8217;nın yönetim sistemi yönünden de rakibiydi.Bu rekabet,1.Dünya Savaşı&#8217;nı,bir nevi mutlakiyet/cumhuriyet mücadelesi şekline de getirmiştir.(Zaten;savaş sonrasında mağlubiyete uğrayan tarafta, bütün mutlakiyetler çökmüş;yerine yeni cumhuriyetler kurulmuştur.)[27]</p>
<p>Almanya İmparatorluğu 1914&#8242;e gelinirken; Avusturya-Macaristan İmparatorluğu ile ittifakı dışında,Avrupa&#8217;da güçlü bir müttefike sahip değildi.Belki de savaşın daha başındaki bu durum,savaşın sonucunu belirleyecek olaylarda Alman Stratejisi&#8217;nin savaşın kaybı konusundaki en büyük eksikliğiydi.Çünkü Avusturya-Macaristan İmparatorluğu&#8217;nun çok uzun ömürlü olamayacağı,1914&#8242;lerde neredeyse kesin gibi duruyordu.Bu konuda Adolf Hitler bile,Eğer Reich,Schoenerer&#8217;in Habsbourglar hakkındaki ikazlarına kulak vermiş olsa idi,Almanya&#8217;nın başına bütün dünyaya karşı savaşa girerek uğradığı felaket gelmeyecekti demiştir.[28]</p>
<p>Almanya&#8217;nın oluşturmak zorunda kaldığı diğer ittifakları da (Osmanlı İmparatorluğu-Bulgaristan) savaşın sonucuna etki edebilecek ekonomik ve askeri düzeyde değildi.Almanya için güvenilmesi gereken temel güç; kendi öz gücüydü.<br />
<strong>Avusturya-Macaristan</strong><br />
Kutsal Roma İmparatorluğunun etkinliği azaldıkça Avusturya&#8217;nın arşidükleri bağımsız olarak hareket etmeye başladılar. 1804 yılında arşidükler kendilerini imparator ilan ettiler.1866&#8242;da Prusya &#8211; Avusturya Savaşı yenilgisi ve Alman Konfederasyonunun dağılmasından sonra prestijini kaybeden Avusturya İmparatorluğu 1867 yılında da Macaristan&#8217;la birleşerek Avusturya-Macaristan İmparatorluğunu kurdular. Avusturya ve Macaristan aslında içişlerinde bağımsız olan iki ayrı ülkeydiler. Fakat dışişleri açısından tek bir Habsburg İmparatoru tarafından yönetilmekteydiler.</p>
<p>Emperyal bir devlet olan Avusturya-Macaristan İmparatorluğu&#8217;nda,onbirin üzerinde etkili etnik grup mevcuttu.Bu etnik grupların büyük kısmı Almanlar,Slavlar ve Macarlar&#8217;dan oluşmaktaydı.Etkinlik sahasında(doğu bölgesinde yoğun Slav devletleri; batısında da Germen toplumları)farklı etnik gruplar bulunmaktaydı.1789 Fransız Devrimi ve beraberinde getirdiği süreç,emperyal devletlerin sonunu hazırlamaktaydı.Uyanan milliyetçilik akımları 19.YY&#8217;da en fazla Osmanlı İmparatorluğu ve Avusturya-Macaristan İmparatorluğu&#8217;na zarar vermiştir.</p>
<p>Avusturya-Macaristan İmparatorluğu, karşısındaki en büyük tehdit;Rusya ve Rusya&#8217;nın Pan-Slavizm Politikalarıydı.Rusya,Doğu Avrupa&#8217;ya ve Balkanlar&#8217;a doğru güç alanını genişletmek istiyordu.Bu amaçla gerek Osmanlı içindeki;gerekse de Avusturya-Macaristan İmparatorluğu içindeki tüm etnik unsurlara-başta slavlar olmak üzere-açık/kapalı destek veriyordu.Öteki taraftan batı tarafının güvenliğini,Almanya ile ittifak ile sağlamlaştıran Avusturya-Macaristan İmparatorluğu,diğer taraftaki Rusya etkinliğini yok etmek istiyordu.</p>
<p>Aslında, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu&#8217;nun da durumu Osmanlı İmparatorluğu&#8217;ndan farklı değildi.İki imparatorluk da kendi geleceklerini tamamen savaş sonunda alınacak bir galibiyete bağlamışlardı.Yani savaş,bir ölüm-kalım mücadelesi idi.</p>
<p>1882 Yılında yapılan antlaşmayla kurulan Üçlü İttifak ile Almanya,Avusturya-Macaristan ve İtalya arasında oluşturulan birliktelik(1902 yılında yenilenerek)1.Dünya Savaşı&#8217;na kadar sürmüştür.(İtalya,savaşın başında tarafsız kaldıktan sonra,İtilaf Devletleri safında savaşa girmiştir.)</p>
<p><strong>İtalya </strong><br />
19. yüzyılın ilk yıllarında İtalya I. Napolyon tarafından işgal edilerek Fransız etkisi altına girdi. Viyana Kongresi İtalya&#8217;nın Fransız işgalinden önce yöneten hanedanlara geri verilmesini öngörüyordu. Böylece Papalık Devleti, Sardinya-Piemonte Krallığı, Toskana Grandüklüğü, Modena Düklüğü ve Lombardiya-Venedik Krallığı tekrar kuruldu. Ancak Carbonari adı verilen gizli dernekler İtalya&#8217;nın birleşmesi için çalışmaya başladılar. Giuseppe Mazzini ve Giuseppe Garibaldi birleşme hareketinin öncüleri arasında yer alıyorlardı. Ayrıca Sardinya kralı II. Victor Emmanuel de bu birleşme hareketini destekleyenler arasındaydı.</p>
<p>1848 yılında Lombardiya Avusturya&#8217;nın elinde bulunuyordu. İtalya&#8217;yı birleştirmek konusunda Fransa&#8217;nın desteğini almayı başaran İtalya, 1859&#8242;da Fransa ile birlikte Avusturya&#8217;yı mağlup etti ve 11 Kasım 1859&#8242;da Avusturya ile Piyemonte arasında Zürih&#8217;te barış antlaşması yapıldı. Buna göre; Avusturya, Lombardiya&#8217;yı Piyemonte&#8217;ye verdi. Venedik dâhil olmak üzere diğer İtalyan Devletleri arasında bir konfederasyon oluşturulması ve konfederasyonun fahri başkanının papa, fiilî başkanının Piyemonte olması kabul edildi. Bir süre sonra Kuzey İtalya&#8217;daki küçük devletler de Piyemonte&#8217;ye katılma kararı aldılar. Böylece bütün Kuzey ve Orta İtalya Piyemonte&#8217;ye katılmış oldu. 1870&#8242;de Roma ve 1886&#8242;da Venedik, İtalya birliğine dâhil oldular. Bunların da katılımı sonucu İtalyan Millî Birliği tamamlanmış oldu. İtalya Krallığı kuruldu.</p>
<p>İtalya, Roma devrinden sonra ilk kez tek bir ülke hâline gelebilmişti. Yeni İtalyan Krallığı&#8217;nda 20. yüzyılda kuzey İtalya hızlı sanayileşerek gelişirken, güney İtalya&#8217;da nüfus hızla yükseliyor ve milyonlarca insan daha iyi bir yaşam için yurdışına göç etme yolları arıyordu.</p>
<p>19. yüzyılın son yirmi yılından başlayarak İtalya da diğer Avrupa ülkeleri gibi sömürgeleşme yoluna gitti. Osmanlı Devleti&#8217;na karşı yaptığı Trablusgarp Savaşı&#8217;nı kazandı. Batı Türkiye&#8217;de Oniki Ada; Afrika&#8217;da Libya, Etyopya ve Somali gibi bazı ülkeleri de işgal ederek sömürgeleştirdi.</p>
<p>1882 Yılında, Almanya ve Avusturya-Macaristan İmparatorluğu ile Üçlü İttifak&#8217;ı oluşturan İtalya,1.Dünya Savaşı&#8217;nın başında tarafsız olmasına rağmen, 1915&#8242;te Londra Paktı ile İtilaf Devletleri arasına katıldı. İtalya&#8217;ya savaşa girmesi koşuluyla Trento, Trieste, Istria, Dalmaçya ve Osmanlı Devleti&#8217;nin bazı bölgeleri vadedildi. Savaş süresince 600.000 İtalyan askeri yaşamını yitirdi ve İtalya ekonomisi çöktü. Savaşın sonucunda İtalya&#8217;ya verilen sözlerden çoğu tutulmadı. St. Germain Antlaşması ile İtalya galip tarafta olmasına karşın yalnızca Trento, Trieste ve Bolzano&#8217;yu alabildi. Bu sonuç İtalyan toplumu arasında büyük hoşnutsuzluklara yol açtı.[36]</p>
<p>İtalya savaş öncesi dönemde mevcut sömürgelerini korumak isterken;aynı zamanda Ortadoğu,Balkanlar ve Afrika&#8217;daki gücünü de arttırmak amacındaydı.Fransa ile eski düşmanlıkları ve yeni ortaya çıkan durum nedeniyle 1915 yılına kadar ortada bir siyaset takip ederken;bu tarihte itilaf devletleri safında savaşa katılmıştır.<br />
<strong>Osmanlı İmparatorluğu </strong><br />
Osmanlı İmparatorluğu, 1699 Karlofça Antlaşması&#8217;ndan beri süregelen gerileme döneminin,son ağır yenilgisini 1912-1913 Balkan Savaşları ile almıştı.Bu savaşlarda,imparatorluktan ayrılmış küçük devletlerle dahi başaçıkamaz durumda olduğu görülmüştür.Genel Durumu şöyledir: Ekonomik yönden; maliye iflas etmiş,yıllık enflasyon yüzde 300&#8242;lerde(Temmuz-Kasım 1914 aralığında %50)[40];tamamen dışa bağımlı ve cari harcamaları dahi karşılayamayacak durumdadır. Siyasi yönden; Balkanları kaybetmiş;Mısır&#8217;ı kaybetmiş;Ortadoğu bölgesi&#8217;nde kalan toprakları için de endişeli bir Osmanlı İmparatorluğu vardır.Etnik gruplarındaki milliyetçilik ve ayrışma hareketleri nedeniyle,Anadolu&#8217;da dahi güvenlik sorunları en üst düzeydeydi.İmparatorluk, İngiliz ve Fransızlar&#8217;ın Ortadoğu konusundaki niyetlerini ve -sanılanın aksine-petrolün yeni dönemdeki önemini son derece iyi bilmekteydi.Öte yandan yüzyıldan fazla süredir aralıklarla savaştığı Rusya&#8217;nın da Boğazlar ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi orjinli hedeflerinin farkındaydı. Askeri yönden; Balkan Savaşları sonucunda ordunun son derece zayıflamış yapısının ortaya çıkmasına rağmen,İttihat-Terakki Hükümeti iki yıldan kısa bir sürede bu yapıyı reforme ederek;yenibir ordu yaratma başarısı göstermiştir.Hükümet,Osmanlı Ordu Yapısı içerisindeki alaylı/okullu sistemini değiştirerek,okullu subayları faal birliklere;alaylı subayları da ya emekliye yada geri görevlere sevketmiştir.Öte yandan personel yapısında çok başarılı bir değişim gösteren ordu; aynı başarıyı -ekonomik nedenlerden dolayı-teknoloji ve silahlar yönünde yakalayamamıştır.Alman ekolü&#8217;nün hakim olduğu Osmanlı Ordusu,özellikle lojistik ve sevkiyat konusunda da gerekli düzeyde kabiliyete sahip değildi.</p>
<p>1913 Bab-ı Ali Baskını ile iktidara gelen İttihat-Terakki Hükümeti;savaşın kaçınılmaz olduğunu gördüğünden itibaren;İngiltere ve Fransa ile uzlaşmak amacıyla çalışırken;Almanya ile de ilişkilerini aynı ölçüde sıkı tutmaya çalışmıştır.Hatta bu öylesine yoğun bir çift taraflı mücadele olmuştur ki;her iki tarafla da son dakikaya kadar görüşmeler devam etmiştir.[41]İngiltere ile yapılan görüşmelerde Osmanlı Hükümeti&#8217;nin ittifak için temel beklentisi olan savaş sonrası toprak bütünlüğünün garanti altına alınması isteği;İngiliz tarafından ancak savaş sonrası görüşülebileceği şeklinde yanıtlanmıştır.[42]İngiltere ve Fransa ile ittifakı sağlayamayacağı kesin görünen İttihat ve Terakki hükümeti, 2 Ağustos 1914 günü Almanya ile gizli bir ittifak antlaşması (Osmanlı-Alman Gizli Antlaşması) imzalayarak savaşa İttifak güçleri yanında girmeyi taahhüt etmiş ve silahlı kuvvetlerinin genel sevk ve idaresi için bir Alman askeri heyetini yetkili kılmayı uygun görmüştür.[43]</p>
<p>Anlaşmadan haberdar olan İngiltere, Osmanlı Devleti&#8217;nin sipariş ettiği iki zırhlıyı Osmanlı Devleti&#8217;ne teslim etmekten vazgeçer. Rauf Orbay ve ekibi Londra&#8217;dan eli boş döner. Kalabalık bir İngiliz donanmasının Çanakkale Boğazı&#8217;na kadar kovaladığı Goben ve Breslav adlı iki Alman zırhlısının Çanakkale Boğazı&#8217;ndan geçmesine izin verilir. İki gemi 11 Ağustos&#8217;ta İstanbul&#8217;a gelir. İngiltere&#8217;nin bu durumu yansızlığın ihlali olarak değerlendiren bir nota vermesi üzerine, Alman zırhlıları Osmanlı donanmasınca &#8217;satın alınmış&#8217; ve gemi mürettebatı fes giydirilerek Osmanlı hizmetine alınmıştır. Goeben (Yavuz Muharebe Kruvazörü), Breslau ise (Midilli Kruvazörü) ismini almıştır.</p>
<p>26 ekimde Osmanlı donanması bir keşif tatbikatı için hazırlanma emri aldı ve ertesi gün toplanma bölgelerine gitmek için Haydarpaşa&#8217;dan ayrıldı. 28 Ekimde Osmanlı filosu 4 ayrı görev gücüne ayrılarak Rusya kıyılarında farklı hedeflere yöneldi. Koramiral Souchon 29 ekim 1914 sabah 6:30&#8242;da 3 Osmanlı destoreyerinin refakatinde bulunan Goeben ile Sivastopol&#8217;daki kıyı bataryalarına ateş açtı. Hamidiye kruvazörü 6:30&#8242;da Kefe&#8217;ye geldi ve yerel yetkilileri 2 saat içinde çatışmaların başlayacağı konusunda uyardı. Hamidiye 9:00 da bir saat süren bir ateşe başladı ve daha sonra da Yalta&#8217;ya giderek burada 7 Rus ticaret gemisini batırdı. 2 Osmanlı destroyeri 6:30&#8242;da Odessa&#8217;ya hücum etti ve 2 Rus gambotunu batırarak birkaç tahıl silosunu tahrip etti. Breslau kruvazörü ve ona eşlik eden osmanlı destroyeri Novorossisk&#8217;e geldi yerel yetkilileri uyararak 10:30&#8242;da kıyı bataryalarına ateş etti ve 60 mayın döşediler. Limandaki 7 gemi hasar gördü, biri battı.</p>
<p>30 Ekim günü Rusya Osmanlı Devleti&#8217;ne savaş açmış, bundan birkaç saat sonra Enver Paşa, Osmanlı Devleti&#8217;nin Rusya&#8217;ya savaş ilan ederek, savaşa İttifak Bloku yanında girdiğini duyurmuştur. Bu duyurudan sonra İngiltere ve Fransa, Osmanlı Devleti&#8217;ne savaş ilan etmiştir.</p>
<p><strong>birinci dünya savaşı çıkışı</strong><br />
Avusturya-Macaristan İmparatorluğu Veliahtı Franz Ferdinand,28 Haziran 1914 günü Saraybosna&#8217;yı ziyaretinde bir Sırp Milliyetçisi olan &#8216;Princip&#8217; tarafından öldürüldü.İki devleti bir arada tutan tek unsur olan Habsbourg Hanedanı&#8217;nın tek veliahtı öldürülmüştü.Avusturya Hükümeti&#8217;nin tepkisi çok sert oldu.Fakat Rusya&#8217;yı tek başına karşısına alaya çekinen Avusturya; öncelikle Almanya&#8217;ya danıştı.Almanya&#8217;nın verdiği üstü kapalı desteğin ardından;Avusturya Sırbistan&#8217;a 48 saat süreli ve bağımsız bir devletin kabul edemeyeceği ağır bir nota verdi.Sırbistan bu notaya-Rusya&#8217;nın desteğiyle-,kaçamak yanıtlar verdi.Bunun üzerine Avusturya,28 Temmuz 1914&#8242;te Belgrad&#8217;ı bombalamaya başlayarak , Sırbistan&#8217;a savaş ilan etti.Bunun üzerine Rusya 31 Temmuz&#8217;da genel seferberlik ilan etti.Daha önceden Rus Seferberliği&#8217;ni savaş ilanı kabul edeceğini açıklamış bulunan Almanya; 1 Ağustos&#8217;ta Rusya&#8217;ya,3 Ağustos&#8217;ta da Fransa&#8217;ya savaş ilan etti.Almanya, barış zamanında hazırlamış olduğu &#8216;Schlieffen Planı&#8217; uygun olarak,Fransa&#8217;yı heen ezip seferberliğini tamamlama çabası içinde bulunan Rusya&#8217;ya sonra dönmek istediğinden,Fransa&#8217;ya saldırıda en kolay yol olanFlander Düzlükleri&#8217;nden ordusunu geçirmek istedi ve bunun için Belçika&#8217;ya &#8216;Zararsız Geçiş Hakkı&#8217; için başvurdu.Tarafsız bir ülke olan Belçika,İngiltere&#8217;ye danıştıktan sonra Almanya&#8217;nın önerisini reddedince,Almanya 4 Ağustos 1914 tarihinde Belçika&#8217;ya saldırdı ve İngiltere de Almanya&#8217;ya savaş açtı.Böylece,4 Ağustos 1914 tarihine gelindiğinde üç cephede savaş başlamıştı:Alman-Fransız Cephesi,Alman-Rus Cephesi ve Avusturya-Sırbistan Cephesi<br />
<strong>birinci dünya savaşı Cepheleri</strong><br />
Savaş başında, taraflar arasında , savaşın süresinin çok da uzun olmayacağı konusunda, neredeyse bir fikir birlikteliği vardı.Almanya, Schlieffen Planı (1905) ile Fransa’yı altı hafta gibi kısa bir sürede devredışı bırakacağını varsayıyordu.Bu planı 4 Ağustos 1914 tarihinde Belçika’ya saldırarak uygulamaya koysa da;Belçika’nın umulandan daha uzun süre dayanması sonucunda(plandan 12 günlük bir gecikmeyle Liege ele geçirilebildi); Almanya Schlieffen Planı’nın başarısızlığı ile karşı karşıya kaldı.6-12 Eylül 1914 Marne Muharebeleri, savaşın akıbeti hakkında taraflara bir fikir vermişti.Schlieffen Planı başarısız olduktan sonra Almanya’nın alternatif bir planı yoktu ve gecikmeler sonucunda Rusya seferberliğini tamamlamak üzereydi.</p>
<p>Almanya’nın hızlı bir harekatı sonuca ulaştıramamasının ardından; 1.Dünya Savaşı’nın yeni ve belirleyici bir özelliği olan ‘siper savaşı’ başlamış oldu.</p>
<p>1.Dünya Savaşı’nda cepheleri 2 ana başlıkta toplanabilir</p>
<p><span style="font-size: xx-small;">Bu sayfa oluşturulurken;<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/birinci dünya savaşı" target="_blank">birinci dünya savaşı</a> . adlı Vikipedi maddesinden yararlanılmıştır. Bu metin,<br />
<a href="http://www.gnu.org/copyleft/fdl.html" target="_blank">GNU Özgür Belgeleme Lisansı</a> kapsamındadır</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sanalosmanli.com/birinci-dunya-savasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>DİNAZORLAR</title>
		<link>http://www.sanalosmanli.com/dinazorlar/</link>
		<comments>http://www.sanalosmanli.com/dinazorlar/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Mar 2010 12:35:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[DİNAZORLAR]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanalosmanli.com/?p=208</guid>
		<description><![CDATA[
Bu sayfada DİNAZORLAR hakkında bilgiler bulunmaktadır
Bu sayafadaki bilgi,belge ve görsellerin doğrulunu ve güncelliğini sanalosmanli.com hiçbir şekilde garanti etmez Bu sayafadaki Tüm bilgi,belge
görseller genel kültür amaçlıdır ve doğru olmayabilir bu konu Hiçbir  şekilde uzmanlık alanları için kullanılmamalıdır.


Dinozorlar 160 milyon yıl civarında kara hayatına egemen olmuş hayvanlardır. Dinozor, Yunancada korkunç kertenkele anlamına gelen iki sözcüğün birleştirilmesinden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sanalosmanli.com/wp-content/uploads/dinazorlar.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-209" title="dinazorlar" src="http://www.sanalosmanli.com/wp-content/uploads/dinazorlar-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a></p>
<p><strong>Bu sayfada DİNAZORLAR hakkında bilgiler bulunmaktadır</strong></p>
<p><span style="font-size: xx-small;">Bu sayafadaki bilgi,belge ve görsellerin doğrulunu ve güncelliğini sanalosmanli.com hiçbir şekilde garanti etmez Bu sayafadaki Tüm bilgi,belge<br />
görseller genel kültür amaçlıdır ve doğru olmayabilir bu konu Hiçbir  şekilde uzmanlık alanları için kullanılmamalıdır.</span></p>
<p><span style="font-size: xx-small;"><span id="more-208"></span><br />
</span></p>
<p>Dinozorlar 160 milyon yıl civarında kara hayatına egemen olmuş hayvanlardır. Dinozor, Yunancada korkunç kertenkele anlamına gelen iki sözcüğün birleştirilmesinden oluşturulmuştur. Bunun nedeni, geçmişte bilimadamlarının dinozorları bir cins kertenkele sanmalarıdır. Türkçede yaygın fakat yanlış olarak dinazor diye yazıldığı da olur. Dinozorlar yeryüzünde ilk kez 230-225 milyon yıl önce göründüler. 65 milyon yıl önce ise, çok sayıda dinozor türünün nesli tükenmişti.<br />
<!--more--></p>
<p>Dinozorların 160 milyon yıl kadar yaşamasının sebeplerini şöyle açıklayabiliriz:</p>
<p>* Çevreye uyum sağladılar.<br />
* Puflu ve su geçirmez derileri sayesinde korundular ve kuru kaldılar.<br />
* Sert kabuklu yumurtaları sayesinde pek çok yavru yaşadı.<br />
* O dönemde yaşayan diğer hayvanlara oranla daha kolay yürüdüklerinden kolayca yiyecek bulup, düşmanlarından kaçtılar.<br />
* Bazı dinozorlar ot, bazıları da et yediklerinden yiyecek sıkıntısı çekmediler.</p>
<p>Brachiosaurus-1.jpg</p>
<p>Yeryüzünde çok sayıda dinozor türü bulunmaktaydı (1000 civarında). Bunlardan kimi bitkilerle beslenirken (sauropod), kimi et yiyordu (theropod). En kalabalık otçul dinozor türleri, apatosaurus ve brachiosaur idi. Bunlar gelmiş geçmiş en büyük hayvanlardandı. Örneğin apatosaurus 30 ton ağırlık ve 21 metre uzunluğa ulaşabiliyordu.Ama T-rex örneğinin en küçüğünün 19,4 metre olduğunu gördüler.Üstelik carnotaurus boynuzlu,çok görülmeyen türlerdendi.Ayrıca ceratosaurus türünün küçük ayakları vardı ama çok ölümcüldü. Diğer otçul dinozorlar, kendilerini etçil dinozorlardan korumaya yarayacak özel silahlara sahipti. Örneğin triceratops, başında üç boynuz taşırken, ankylosaurus çıkıntılı kemiklerle korunuyor, styracosaurus’un kuyruğunda ise sivri dikenler bulunuyordu.</p>
<p>Tabiki bazı kısa bacaklı dinozorlar vardı.Bunlardan deinonychus gibi ve kuzeni oviraptor gibi dinozorlar örnek verilebilir.Bu dinozorlar süratli ve yırtıcı olabilir.</p>
<p>Etçil dinozorlar, tıpkı insanlar gibi arka ayaklarının üzerinde yürüyorlardı. Ön ayakları çok küçüktüler.</p>
<p>Spinosaurus, Tyrannosaurus, Carnotaurus gibi bazıları son derece büyükken, compsognathus (yaklaşık 5,5 kg ve 60 cm) gibileri de son derece küçüktü.</p>
<p>Dinozorların yumurtaları oldukça kalın kabukluydu. Bu kabuk içerisindeki yavruyu koruyor ve içindeki özel bağ sayesinde yavru güven içinde büyüyordu.</p>
<p>Dinozorlarla aynı dönemde pterosaurus,archaeopteryx gibi uçabilen canlılar da vardı, ama bunlar dinozorlarla çok yakından ilgili değildi. Aynı zamanda ichthyosaurus ve pleisiosaurus gibi çok sayıda yüzebilen sürüngen de vardı. Ama bunlar da dinozorlarla yakın bir ilintiye sahip değillerdi.</p>
<p><span style="font-size: xx-small;">Bu sayfa oluşturulurken;<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/DİNAZORLAR" target="_blank">DİNAZORLAR</a> . adlı Vikipedi maddesinden yararlanılmıştır. Bu metin,<br />
<a href="http://www.gnu.org/copyleft/fdl.html" target="_blank">GNU Özgür Belgeleme Lisansı</a> kapsamındadır</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sanalosmanli.com/dinazorlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Isı ve sıcaklık</title>
		<link>http://www.sanalosmanli.com/isi-ve-sicaklik/</link>
		<comments>http://www.sanalosmanli.com/isi-ve-sicaklik/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Mar 2010 10:02:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Isı ile Sıcaklık arasındaki farklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanalosmanli.com/?p=204</guid>
		<description><![CDATA[
Bu sayfada Isı ve sıcaklık hakkında bilgiler bulunmaktadır
Bu sayafadaki bilgi,belge ve görsellerin doğrulunu ve güncelliğini sanalosmanli.com hiçbir şekilde garanti etmez Bu sayafadaki Tüm bilgi,belge
görseller genel kültür amaçlıdır ve doğru olmayabilir bu konu Hiçbir  şekilde uzmanlık alanları için kullanılmamalıdır.

Kısaca:Isı ve sıcaklık genel olarak aynı olduğu yanılgısı vardır fakat ısı ve sıcaklık bir birinden farkılı özelliklere [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sanalosmanli.com/wp-content/uploads/isivesicaklik.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-205" title="isivesicaklik" src="http://www.sanalosmanli.com/wp-content/uploads/isivesicaklik-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a><br />
<strong>Bu sayfada Isı ve sıcaklık hakkında bilgiler bulunmaktadır</strong></p>
<p><span style="font-size: xx-small;">Bu sayafadaki bilgi,belge ve görsellerin doğrulunu ve güncelliğini sanalosmanli.com hiçbir şekilde garanti etmez Bu sayafadaki Tüm bilgi,belge<br />
görseller genel kültür amaçlıdır ve doğru olmayabilir bu konu Hiçbir  şekilde uzmanlık alanları için kullanılmamalıdır.<br />
</span></p>
<p><strong>Kısaca:</strong>Isı ve sıcaklık genel olarak aynı olduğu yanılgısı vardır fakat ısı ve sıcaklık bir birinden farkılı özelliklere farklıdır.Ayrıntı için konun devamına bakınız.</p>
<p><span id="more-204"></span><strong>Isı ve sıcaklık Hakkında bilgiler.</strong></p>
<p>Bir madde deki molekküllerinin potansiyel enerji ile kinetik enerjinin toplamına <strong>Isı</strong> denir.Isı aynı zamanda bir enerjidir.<br />
Sıcaklık ise bir maddenin moleküllerinin ortalama kinetik enerjisine denir.Isı bir enerji olmasına karşılık sıcaklık bir enerji değildir.<br />
<strong>Isı ile Sıcaklık arasındaki farklar</strong><br />
Isı enerjidir. Sıcaklık enerji değildir.<br />
Isı kalrimetre kabıyla ölçule bilir.Ölçüm birimi cal joule dir.<br />
Sıcaklık termometre ile ölçülür ölçüm birimi 0C,0K veya 0F&#8217;dır</p>
<p>Termometre çeşitleri ve Özellikleri:</p>
<p>Celcius(0C) Fahrenheit(0F) Kelvin(0K)<br />
Suyun Donma Noktası     0               32                273<br />
Suyun Kaynama Noktası 100           212                373</p>
<p>Isı ile sıcaklık arasında doğru orantı şeklinde bir ilişki vardır. Yani; madde ısı alıyorsa sıcaklığı artıyor, ısı veriyorsa sıcaklığı azalıyor demektir. Maddenin ısı ile sıcaklık değişimi arasında ;</p>
<p>Q=mcΔt</p>
<p>bağıntısı vardır. Bağıntıda m maddenin kütlesini gr veya kg cinsinden, c maddenin özısısını, Q ısıyı cal veya Joule cinsinden ve ∆t ise sıcaklık farkını 0C cinsinden belirtir.</p>
<p>Peki Özısı(c) nedir? Maddenin birim kütlesinin (örneğin 1 gr.) sıcaklığını 1°C değiştirmek için maddeye verilmesi veya maddeden alınması gereken ısı miktarıdır. Maddelerin ayırdedici özelliğidir. Biri sıcak diğeri soğuk olan iki maddeyi yanyana, kapalı bir ortamda koyarsak, aralarında ısı alışverişi gerçekleşir. Bu olaya ısı alışverişi adı verilir. Sıcak bir fincan sütü, soğuk bir bardağa boşaltırsak, süt bir miktar ısı kaybederken, bu ısıyı bardağa iletir ve bardak ısınır. Bardağın ısısı ve sütün ısısı eşitlenince ısı alışverişi durur. Bu söylediklerimizi formülize edersek; Alınan ısı=Verilen ısı QALINAN=QVERİLEN m1c1(t1-t0)=m2c2(t0-t2) Denklemde t1 sütün ilk sıcaklığını, t2 bardağın sıcaklığını ve t0 denge sıcaklığını göstermektedir.</p>
<p>HAL DEĞİŞTİRME: Maddeler üç halde bulunabilirler. Katı, sıvı, gaz. Maddelerin bir halden diğerine geçmesine hal değiştirme denir.</p>
<p>Erime: Bir katının sıvı hale geçmesine denir. Erimenin meydana geldiği sıcaklığa erime sıcaklığı denir. Erime sıcaklığı ayırdedici bir özelliktir. Donma: Sıvı bir maddenin katı hale geçmesine denir. Donmanın meydana geldiği sıcaklığa donma sıcaklığı denir. Donma sıcaklığı ayırdedici bir özelliktir.<br />
Kaynama: Bir sıvının gaz hale geçmesine denir. Kaynamanın meydana geldiği sıcaklığa kaynama sıcaklığı denir. Kaynama sıcaklığı ayırdedici bir özelliktir. Sürekli birbirine karıştırılan kaynama ile buharlaşma aynı şey değildir. Buharlaşma her sıcaklıkta gerçekleşir. Kaynama ise her sıcaklıkta gerçekleşmez.<br />
Yoğunlaşma: Bir gazın sıvı hale geçmesine denir. Yoğunlaşmanın meydana geldiği sıcaklığa yoğunlaşma sıcaklığı denir.<br />
Süblimleşme: Bir katının sıvı hale geçmeden gaz hale geçmesine denir. Naftalin buna örnektir. Haldeğiştirmede bilmemiz gereken en önemli özellik, madde hal değiştirirken sıcaklığının değişmemesidir. Maddenin sıcaklığı ancak maddenin tamamı hal değiştiğinde değişir. Örneğin bir parça buz, erimeye başladığında, oluşan suyun sıcaklığı buzun tamamı eriyinceye kadar 0 0C&#8217;dir.</p>
<p>Bir maddenin erime sıcaklığı( veya ısısı) ile donma sıcaklığı( veya ısısı); kaynama sıcaklığı(veya ısısı) ile yoğunlaşma sıcaklığı(veya ısısı) birbirine eşittir. Bu da Q=mL ile verilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sanalosmanli.com/isi-ve-sicaklik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Budizm</title>
		<link>http://www.sanalosmanli.com/budizm/</link>
		<comments>http://www.sanalosmanli.com/budizm/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Feb 2010 16:21:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Budizm]]></category>
		<category><![CDATA[Budizm nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanalosmanli.com/?p=200</guid>
		<description><![CDATA[
Bu sayfada urban hakkında bilgiler bulunmaktadır
Bu sayafadaki bilgi,belge ve görsellerin doğrulunu ve güncelliğini sanalosmanli.com hiçbir şekilde garanti etmez Bu sayafadaki Tüm bilgi,belge
görseller genel kültür amaçlıdır ve doğru olmayabilir bu konu Hiçbir  şekilde uzmanlık alanları için kullanılmamalıdır.


Budizm, bugün dünya üzerinde yaklaşık 500 milyon takipçisi bulunan din ya da öğretiler topluluğu. İlk önce Hindistan’da ortaya çıkmış, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sanalosmanli.com/wp-content/uploads/budizm.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-201" title="budizm" src="http://www.sanalosmanli.com/wp-content/uploads/budizm.jpg" alt="" width="292" height="297" /></a><br />
<strong>Bu sayfada urban hakkında bilgiler bulunmaktadır</strong></p>
<p><span style="font-size: xx-small;">Bu sayafadaki bilgi,belge ve görsellerin doğrulunu ve güncelliğini sanalosmanli.com hiçbir şekilde garanti etmez Bu sayafadaki Tüm bilgi,belge<br />
görseller genel kültür amaçlıdır ve doğru olmayabilir bu konu Hiçbir  şekilde uzmanlık alanları için kullanılmamalıdır.<br />
</span></p>
<p><span id="more-200"></span><br />
Budizm, bugün dünya üzerinde yaklaşık 500 milyon takipçisi bulunan din ya da öğretiler topluluğu. İlk önce Hindistan’da ortaya çıkmış, daha sonra zaman içinde Güney, Güneydoğu ve Doğu Asya’da (Sri Lanka, Moğolistan, Kore, Japonya, Tibet, Çin, Tayland ve Nepal gibi ülkelerde) yayılmıştır.</p>
<p>Farklı bakış açılarına göre din veya felsefe olarak tanımlanan Budizmin hedefi, hayattaki acı, ızdırap ve tatminsizliğin kaynaklarını açıklamak, ve bunları gidermenin yollarını göstermektir. Budizm&#8217;de öğretilerin ana çatısını, meditasyon gibi içe bakış yöntemleri, reenkarnasyon denilen doğum ölüm döngüsünün tekrarı ve karma denilen neden-sonuç zinciri gibi kavramlar oluşturmaktadır.</p>
<p>Budizm Sanskritçe ve Pali dillerindeki eski Budist metinlerinde &#8216;uyanmış kişi &#8211; farkında olan&#8217; anlamına gelen Buddha kelimesinden türetilmiştir. &#8220;Tarihi Buda&#8221; da denilen Siddhartha Gautama Budizm&#8217;in kurucusu olarak kabul edilir. Siddharta’nın hayattaki acıların kaynağını açıklamak amacıyla yaptığı uzun çalışmalar sonucu, ızdırabı sona erdirecek bir manevi anlayışa ulaştığı ve böylelikle Budalığa eriştiği kabul edilir.</p>
<p>Budizm Siddhartha Gautama&#8217;nın ölümünden sonra 500 sene boyunca Hindistan Yarımadasında, daha sonra Asya ve dünyanın geri kalanında yayılmaya başladı. Sosyolojik ve tarihsel planda Budizm, Hindistan&#8217;ı işgal eden Aryan topluluklarının beraberinde getirdiği Brahmanizmin haz ve acıya köktenci yaklaşımına karşı ılımlılığı ve ruhsal uzlaşıyı vurgulamıştır.[kaynak belirtilmeli] Öte yandan Jainizm (Caynacılık) ile aristokratik kesim ve alt tabaka halk kesimi gibi farklı kesimlere seslenme noktasında nüfuz mücadelesi yaşamıştır. Bununla birlikta Budizm Hindistan&#8217;da dışlanmıştır, çünkü Aryan tezlerine karşı çıkmıştır. Budizmin temel etkisi Uzak Doğu&#8217;dadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sanalosmanli.com/budizm/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nano teknoloji</title>
		<link>http://www.sanalosmanli.com/nano-teknoloji/</link>
		<comments>http://www.sanalosmanli.com/nano-teknoloji/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 24 Feb 2010 11:37:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanalosmanli.com/nano-teknoloji/</guid>
		<description><![CDATA[&#160;
Bu sayfada Nano teknoloji hakkında bilgiler bulunmaktadır
&#160;
Nano teknoloji sayafasındaki bilgi,belge ve görsellerin doğrulunu ve güncelliğini sanalosmanli.com hiçbir şekilde garanti etmez Tüm bilgi,belge görseller genel kültür amaçlıdır ve doğru olmayabilir bu konu Hiçbir şekilde uzmanlık alanları için kullanılmamalıdır. 
NanoTeknoloji Nedir ? Nanoteknoloji: anoteknoloji’nin birçok tanımı vardır. Bence en güzel ve en zarif tanım : “Atomsal düzeyde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#160;<a href="http://www.sanalosmanli.com/wp-content/uploads/nanoteknoloji.jpg"><img title="nanoteknoloji" style="border-right: 0px; border-top: 0px; display: inline; border-left: 0px; border-bottom: 0px" height="184" alt="nanoteknoloji" src="http://www.sanalosmanli.com/wp-content/uploads/nanoteknoloji_thumb.jpg" width="244" border="0" /></a></p>
<p><b>Bu sayfada Nano teknoloji hakkında bilgiler bulunmaktadır</b></p>
<p>&#160;</p>
<p><font size="1">Nano teknoloji sayafasındaki bilgi,belge ve görsellerin doğrulunu ve güncelliğini sanalosmanli.com hiçbir şekilde garanti etmez Tüm bilgi,belge görseller genel kültür amaçlıdır ve doğru olmayabilir bu konu Hiçbir şekilde uzmanlık alanları için kullanılmamalıdır. </font></p>
<p>NanoTeknoloji Nedir ? Nanoteknoloji: anoteknoloji’nin birçok tanımı vardır. Bence en güzel ve en zarif tanım : “Atomsal düzeyde mühendislik”. Diğer tanımlarına ise Amerikan hükümeti raporlarından erişebilirsiniz. Burada önemli olan bir etki veya materyalin 100 nanometre civarında olmasıdır. Nanoteknoloji biraz da ilginç bir tartışma ortamı, mesela malzeme bilimciler nanoteknolojinin en çok kendileri ile ilgili olduğunu iddia ederler. Kimyacılar ve fizikçiler de bu tartışmaya katılırlar. Sonunda nanoteknoloji kralın paylaşılamayan kızı olur, çıkar. Bilim tarihi uzun zamandır sürekli branşlaşmaya gitti, hatta Türkiye de çokça kullanılan bir söz vardır: “Her şeyden biraz bileceğine, bir şeyi tam bil” diye. Nanoteknoloji bu görüşü savunanları sanırım bayağı bir üzecektir. Çünkü bilimsel gelişmenin atomik boyut sınırlarına dayanması ile bir anlamda bilimler de ortak bir noktaya yaklaşmışlardır. </p>
<p> <span id="more-199"></span>
<p>Artık canlıların sırrını çözmek için molekülleri ve bağ yapılarını bilmek, fizik kanunlarını uygulamak için kimyayı öğrenmek ve elektronik çipler imal etmek için hem kimya hem fizik bilmek, atomları anlamak için kuantum fiziğini idrak edebilmek gerekiyor. Sanki Nanoteknoloji, etrafında bilimlerin el ele tutuştuğu ve bu yardımlaşma ile büyüyen bir çocuk. Genelde insanların yeni bir “oloji” ye karşı ilk soruları “bunun faydası ne?”, özellikle orta yaşlı memurların sorduğu “para kazandırıyor mu?”oluyor. Faraday’ın verdiği enfes bir cevap vardır, taşı gediğine koyar usta bilim adamı : “Peki yeni doğmuş bir bebeğin dünyaya faydası nedir?”.Nanometre ölçeğindeki fiziksel, kimyasal ve biyolojik olayların anlaşılması kontrolü ve üretimi amacıyla, fonksiyonel materyallerin, cihazların ve sistemlerin geliştirilmesidir. Nano ölçekteki olayların manipulasyonu ile bilim ve teknolojide yeni ufuklar açılmaya başlamıştır Nanoteknolojini Amaçları.. *Nanometre ölçekli yapıların analizi, *Nanometre boyutunda yapıların fiziksel özelliklerinin anlaşılması, *Nanometre ölçekli yapıların imalatı, * Nano hassasiyetli cihazların geliştirilmesi, * Nano ölçekli cihazların geliştirilmesi, * Uygun yöntemler bulunarak nanoskopik ve makroskopik dünya arasındaki bağın kurulması. Nanoteknolojinin Kullanım alanları Endüstriyel Alanda:Mikrosensörlerin, mikromakinaların, optoelektronik elemanların imalatı ve uygun şekilde bir araya getirilmesi. ii) Medikal Alanda: Mikro cerrahide (göz, beyin vb.), Diagnostik kitlerde, Bilimsel Araştırmalarda, Yüzey karakterizasyonu ve modifikasyonu, Mikroorganizmaların taşınması, DNA modifikasyonu vb. Nanomanipulator Nanomanipulator: Bir insana molekülleri görme dokunma ve dğiştirme imkanı tanıyan sanal gerçeklik arabirimidir. Virus, DNA iplikleri ve nanotüpleri modifiye etmek amacıyla kullanılabilmektedır. NM datayı almak için AFM kullanmaktadır. Sanal gerçeklik eldivenleri ve gözlükleriyle kullanıcın örneğin yüzeyini görmesini ve hissetmesini sağlamaktadır. Böylelikle kullanıcı eliyle mikroskopik objeleri tutabilir, itebilir, hareket ettirebilir ve ve sonuçta çıkan kuvveti, etkileşimi hissedebilir.Böyle bir teknolojiyle gen transferi, enzim değişimi , jeller ve yüzeyler üzerinde lokal değişiklikler yapabilmek mümkün olmaktadır. NanoteknoLoji iLe yapılan,Halen devam eden çalışmalar Nano inşaatlar için Mini robotlar MIT yayınlarından Techonology Review de Mini robotlarla ilgili merak edilen bir çok soruya cevap aranmış. Bugünden nano robotların hayalini kurmak bilim kurgudan çok, yavaş yavaş ama uzun dönemde gerçekleşmesi muhtemel bir olasılığa dönüşmüştür. Nano robotlardan önce, en olası olan mini robotlar. Mini robotlar ile nano boyutta manipulasyon yapma imkanı doğacaktır. Mesela bu mini robotlardan birinin 2 nanometre -bir DNA molekülünün genişliğinden daha küçük bir ölçek- kesinliği ile kendini bir yüzeyde hareket ettirmesi araştırmacılar tarafından gerçekleştirildi. Yeni hedeflerden biri ise mini-robotlar yardımı ile bir hücrenin sabitlenerek, robot&#8217;un üzerindeki şırınga çip&#8217;inden bir sıvının hücreye aktarılması.Avrupa tabanlı projelerden biri olan Micron&#8217;un amacı da üç aşağı beş yukarı bu işlemleri yapabilecek nitelikte kabiliyetleri olan robotların geliştirilmesi. Araştırmacıların mikro manipulator, bir atomik güç mikkroskobu ucu ve şırınga çiplerini başarı ile çalıştırdıkları biliniyor. Fakat para ve zaman sorunu sebebiyle, tüm bunları bir arada çalıştıramamışlar. Gene de büyük bir başarıya imza attıkları kesin. Bir deneyde: sıvı ile şırıngasını dolduran robotun, bir insan kontroller yardımı ile yeri sabitlenmiş hücreye giderek sıvıyı şırınga etmesi sağlanmış. Bu o kadar zor bir olay ki, bir yandan da hücreyi patlatmanız gerekiyor. Sıvı ise hücreye girdiği anda parlayarak varlığını belli etmiş. Bu tip mini robotlardaki en önemli sorun enerji problemi. Gerçektende mikro ve belki gelecekte nano boyuttaki robotlar için temel sorun enerji ve makale bu konu ile ilgili tartışmalara da yer verilmiş IBM&#8217;den Nanoteknoloji tabanlı tümleşik devre Science dergisinin 24 Mart 2006 sayısında yer alan &quot;An Integrated Logic Circuit Assembled on a Single Carbon Nanotube&quot; makalesine göre, IBM deki Araştırma Grubu 12 transistorlu (FET) 5 kademeli bir oscilator yaparak, günümüz silikon teknolojilerinde çok daha başarılı sonuçlar elde etmişler. Kısaca özetlemek gerekirse, önce tek katmanlı bir Karbon nanotube&#8217;un üzerinde Silikon teknolojisindeki devre elemanlarını yerleştirerek, FET transistorlerdeki (trans-resistor, değişken dirençli) temel çalışma prensibi olan alan etkisini kaliteli silikon oksit yerine nanotüplerle sağlıyorlar. Nanotüp nedir konusunda da Bilim Teknikde daha önceden çıkmış bir yazı vardı, Türkiye de de bu konuda ODTÜ Fizik Bölümünde Prof. Şakir Erkoç bu konularla ilgili teorik çalışmalarda bulunuyordu sanırım. Kendisi hidrojen depolanması konusunda Nanotüplerin kullanımı konusunda bir çalışma yapıyordu. Peki resimdeki nanotüp nerde derseniz, ikinci resime bakınca göreceksiniz. Resimde görülen incecik çizgi nanotüp. Nanotüpler konusunda önümüzdeki günlerde bu sitede daha ayrıntılı bilgilere rastlayabilirsiniz. IBM&#8217;in nanotüp kullanarak kademeli osilatör yapmasının sebeplerinden biri de kademeler arasındaki gecikme ve transistörün aktif çalışma durumlarındaki(rise-fall time) zamanlamaları ölçmektir herhalde. Bu deney ve sonuçları neden önemli? Bu deney silikon transistörlerden gene silikon tabakalar üzerine fakat karbon nanotüplerle seri, bütünleşik devreler yapıp çalıştırılabildiğinin bir ispatı. Bunun sonucu olarak ilerde, şöyle bir çip üretim sistemi devreye girebilir. 1) Silikon tabaka alınır ve üzerine karbon nanotüplerin dizilmesi gereken çizgiler oluşturulur 2) Burada belirtilen yerlerde tek duvarlı ve istenilen elektronik özellikli karbon nanotüpler büyütülür 3) Bu karbon nanotüplerin üzerine devre bağlantıları yerleştirilir. Bu sayede hem devre boyutunun küçülmesinden dolayı yaşanan sorunlar bir nebze aşılmış olurken, biraz değerini kaybetmişte olsa Moore yasasına sadık kalınabilmiş olunacak gibi. Daha fazla bilgi için IBM Nanoscience Grubu : http://www.research.ibm.com/nanoscience/index1.html </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sanalosmanli.com/nano-teknoloji/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Parmak</title>
		<link>http://www.sanalosmanli.com/parmak/</link>
		<comments>http://www.sanalosmanli.com/parmak/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 24 Feb 2010 10:52:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanalosmanli.com/?p=191</guid>
		<description><![CDATA[Bu sayfada Parmak hakkında bilgiler bulunmaktadır
&#160;
Bu sayafadaki bilgi,belge ve görsellerin doğrulunu ve güncelliğini sanalosmanli.com hiçbir şekilde garanti etmez Bu sayafadaki Tüm bilgi,belge
görseller genel kültür amaçlıdır ve doğru olmayabilir bu konu Hiçbir  şekilde uzmanlık alanları için kullanılmamalıdır.

Parmak insanlarda ve bazı hayvanlarda ellerin ve ayakların son bölümünü
oluşturan, boğumlu, hareket ettirilebilen, uzunca organların her birine verilen addır. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><b>Bu sayfada Parmak hakkında bilgiler bulunmaktadır</b>
<p>&nbsp;</p>
<p><font size="1">Bu sayafadaki bilgi,belge ve görsellerin doğrulunu ve güncelliğini sanalosmanli.com hiçbir şekilde garanti etmez Bu sayafadaki Tüm bilgi,belge<br />
görseller genel kültür amaçlıdır ve doğru olmayabilir bu konu Hiçbir  şekilde uzmanlık alanları için kullanılmamalıdır.<br />
</font></p>
<p>Parmak insanlarda ve bazı hayvanlarda ellerin ve ayakların son bölümünü<br />
oluşturan, boğumlu, hareket ettirilebilen, uzunca organların her birine verilen addır. Sağlıklı bir insanda 5&#8242;i sağ elde, 5&#8242;i sol elde, 5&#8242;i sağ ayakta ve 5&#8242;i sol ayakta olmak üzere toplam 20 parmak ve her bir parmak ucunda farklı büyüklük ve şekillerde oluşması muhtemel tırnak adı verilen kemiksi yapı bulunur. Doğuştan bu sayının fazla olmasına Palindromi ya da Türkçeleşmiş<br />
genel adı ile altı parmaklılık denir. Parmakları insanlarda olduğu gibi uzun bir çıkıntı biçiminde gelişen hayavların da organlarına parmak adı verilirken kedi, köpek gibi hayvnaların organlarına pati adı verilir.<br />
<span id="more-191"></span></p>
<p>El parmakları, ayak parmaklarına göre çok daha aktif ve hareketlidir. Sağlıklı bir insanda tüm parmaklar hareket ettirilebilir ve bükülebilir. İnsan vücudunda parmakların hareketini sağlayan iki ana kas yapısı bulunur, bunun yanında diğer hareketleri sağlayan ayrı kas yapıları vardır. Parmak hareketlerinin sağlandığı tüm kaslar avuç içi ile kolun dirsek altı kısmı arasına bulunur. Parmaklar genel olarak bilinçli şekilde hareket ettirilse de günlük uğraşlar sırasında parmak hareketlerinin bir çoğu beyinden gelen komutlar sayesinde istemdışı olarak yapılır. </p>
<p>Vücuttaki her bir parmak simetrik biçimde dizilidir. Sağ ve sol eller yanyana koyulduğunda baş parmakların birbiri ile temas etmesi gerekir. Her iki elin en dış tarafında bulunan parmaklar, sağlıklı bir insanda en küçük el parmaklarıdır. Birçok kültürde her bir parmak farklı biçimlerde adlandırılmıştır, Türkçede sağ el baz alınarak, parmaklara verilen adlar şöyledir; (soldan başlayarak)</p>
<p>Birinci parmak :<br />
Başparmak<br />
İkinci parmak : </p>
<p>İşaret parmağı , </p>
<p>şahadet parmağı </p>
<p>Üçüncü parmak : </p>
<p>Orta parmak<br />
Dördüncü parmak : </p>
<p>Yüzük parmağı </p>
<p>Beşinci parmak :<br />
Serçe parmak , </p>
<p>serçe parmağı</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sanalosmanli.com/parmak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>HİPOTEZ TESTLERİ</title>
		<link>http://www.sanalosmanli.com/hipotez-testleri/</link>
		<comments>http://www.sanalosmanli.com/hipotez-testleri/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Feb 2010 22:02:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanalosmanli.com/?p=186</guid>
		<description><![CDATA[İndireceğiniz sayafada HİPOTEZ TESTLERİ hakkında bilgiler bulunmaktadır bu sayfadaki bilgi , belge ve görsellerin doğrulu ve güncelliğini sitemiz garanti etmez.İndireceğiniz konu genel kültür amalıdır ve doğru olmama ihtimali ve vardır bu sayfadaki bilgilerin uzmanlık alanı için kullanılmaması önerilir.
HİPOTEZ TESTLERİ
Neden dosya olarak indiriliyor.
konuyu yukarıdaki linke tıklayarak indire bilirsiniz.konuları sayfa içerisinde eksik çıkmaktadır onun için dosya olarak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İndireceğiniz sayafada HİPOTEZ TESTLERİ hakkında bilgiler bulunmaktadır bu sayfadaki bilgi , belge ve görsellerin doğrulu ve güncelliğini sitemiz garanti etmez.İndireceğiniz konu genel kültür amalıdır ve doğru olmama ihtimali ve vardır bu sayfadaki bilgilerin uzmanlık alanı için kullanılmaması önerilir.</p>
<p><a href="../wp-content/uploads/H%C4%B0POTEZ-TESTLER%C4%B0.zip">HİPOTEZ TESTLERİ</a><br />
<strong>Neden dosya olarak indiriliyor.</strong><br />
konuyu yukarıdaki linke tıklayarak indire bilirsiniz.konuları sayfa içerisinde eksik çıkmaktadır onun için dosya olarak yüklemeyi tercih edilmiştir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sanalosmanli.com/hipotez-testleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>NOBEL BİLİM ÖDÜLLERİ VE BİLİM ADAMLARININ KISA HAYAT HİKAYELERİ</title>
		<link>http://www.sanalosmanli.com/nobel-bilim-odulleri-ve-bilim-adamlarinin-kisa-hayat-hikayeleri/</link>
		<comments>http://www.sanalosmanli.com/nobel-bilim-odulleri-ve-bilim-adamlarinin-kisa-hayat-hikayeleri/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Feb 2010 16:29:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanalosmanli.com/?p=182</guid>
		<description><![CDATA[NOBEL BİLİM ÖDÜLLERİ VE BİLİM ADAMLARININ KISA HAYAT HİKAYELERİ
konuyu yukarıdaki linke tıklayarak indire bilirsiniz.konuları sayfa içerisinde eksik çıkmaktadır onun için dosya olarak yüklemeyi tercih edilmiştir.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sanalosmanli.com/wp-content/uploads/NOBEL-BİLİM-ÖDÜLLERİ-VE-BİLİM-ADAMLARININ-KISA-HAYAT-HİKAYELERİ.zip">NOBEL BİLİM ÖDÜLLERİ VE BİLİM ADAMLARININ KISA HAYAT HİKAYELERİ</a></p>
<p><strong>konuyu yukarıdaki linke tıklayarak indire bilirsiniz.konuları sayfa içerisinde eksik çıkmaktadır onun için dosya olarak yüklemeyi tercih edilmiştir.</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sanalosmanli.com/nobel-bilim-odulleri-ve-bilim-adamlarinin-kisa-hayat-hikayeleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Karasal iklim</title>
		<link>http://www.sanalosmanli.com/karasal-iklim/</link>
		<comments>http://www.sanalosmanli.com/karasal-iklim/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Feb 2010 09:59:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanalosmanli.com/karasal-iklim/</guid>
		<description><![CDATA[ Denizden uzak yerlerde kıtaların orta kısımlarında ve K.Y.K (kuzey yarım küre) de etkisi olan bir iklim türüdür. Karasal iklimin özellikeri kışları soğuk olması ve karlı olması ve yazlar çoğunlukla sıcak ve kuraktır. Karasal iklimin etkisinde olan yerlerde kış erken gelir ve kışın kar yaklaşık 3 ay yerde kalır.Karasal iklimin görüldüğü yerlerde aynı zamanda yazlar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a rel="attachment wp-att-2938" href="http://www.sanalosmanli.com/?attachment_id=2938"><img class="aligncenter size-full wp-image-2938" title="karasaliklim" src="http://www.vikitr.org/wp-content/uploads/2010/02/karasaliklim1.jpg" alt="karasaliklim" width="264" height="343" /></a> Denizden uzak yerlerde kıtaların orta kısımlarında ve K.Y.K (kuzey yarım küre) de etkisi olan bir iklim türüdür. Karasal iklimin özellikeri kışları soğuk olması ve karlı olması ve yazlar çoğunlukla sıcak ve kuraktır. Karasal iklimin etkisinde olan yerlerde kış erken gelir ve kışın kar yaklaşık 3 ay yerde kalır.Karasal iklimin görüldüğü yerlerde aynı zamanda yazlar erken başlar ve sıcak olur fakat nem oranı düşük olduğu için hisedilen sıcaklık düşüktür.Karasal iklimde gece ve gündüz sıcaklık farkı çok fazladır.Aynı zamanda yaz ve kış arasındaki sıcaklık çokfazladır. <span id="more-179"></span> <strong>Karasal iklimin genel özellikleri</strong> 1.Yazlar kurak ve sıcak ,kışlar kar yağışlı ve soğuktur. 2.Karasal iklimin bitki örtüsü bızkırdır 3.Yağış miktarı düşüktür 4.Günlük sıcaklık farkı fazladır. 5.Yıllık sıcaklık farkı fazladır.  <strong> Türkiye&#8217;de Görülen Karasal İklim</strong> İç anadolu ,Doğu anadolu ,iç batı anadolu ve güneydoğu anadolu bölgesinde karasal iklim görülür. 1.İç anadolu bölgeinde en az yağış yaz aylarında görülür enfazla yağış ise ilk baharda görülmektedir. 2.İç Anadolu da ortalama yağış 287,3[1]-596,8 [2] mm’dir. 3.İç Anadolunun kış sıcaklık ortalaması, -1, -5 °C, yaz sıcaklık ortalaması, 22-23 °C, yıllık sıcaklık ortalaması ise, 10-11 °C’dir. 4.Ege Bölgesinin İç batı Anadolu Bölümünde de yağışlar kıyı kesimine göre azdır. 5. Doğu Anadolu Bölgesinin kuzeydoğu kesiminde yıllık sıcaklık ortalaması, 4-6 °C’dir. 6.Kuzeydoğu Anadoluda kış ayları sıcaklık ortalaması, -7, -10 °C, yaz sıcaklık ortalaması, 17-19 °C’dir. 7.Kuzeydoğu Anadoluda Yıllık yağış miktarı, 500-600 mm’dir. 8. Güneydoğu Anadoluda ise ortalama yağış miktarı, 400-700 mm’dir. 9. Güneydoğu Anadolu Bölgesinde kış mevsimi çok karlı ve donlu geçmemekle beraber, yaz mevsiminde şiddetli kuru sıcaklar egemendir. 10. Güneydoğu Anadolu’da yıllık ortalama sıcaklık, 15-16 °C, kış sıcaklığı, -1,4 °C, yaz sıcaklığı ise, 30-35 °C’dir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sanalosmanli.com/karasal-iklim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Orman resimleri</title>
		<link>http://www.sanalosmanli.com/orman-resimleri/</link>
		<comments>http://www.sanalosmanli.com/orman-resimleri/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Dec 2009 13:54:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanalosmanli.com/orman-resimleri/</guid>
		<description><![CDATA[

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="ngg-singlepic ngg-center" src="http://www.sanalosmanli.com/wp-content/gallery/orman-resimleri/orman12.jpg" alt="orman12" width="586" height="439" /></p>
<p><span id="more-171"></span></p>

<div class="ngg-galleryoverview" id="ngg-gallery-1-171">


	<!-- Piclense link -->
	<div class="piclenselink">
		<a class="piclenselink" href="javascript:PicLensLite.start({feedUrl:'http://www.sanalosmanli.com/wp-content/plugins/nextgen-gallery/xml/media-rss.php?gid=1&amp;mode=gallery'});">
			[View with PicLens]		</a>
	</div>
	
	<!-- Thumbnails -->
		
	<div id="ngg-image-1" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.sanalosmanli.com/wp-content/gallery/orman-resimleri/orman1.jpg" title="orman ve nehir" class="shutterset_set_1" >
								<img title="orman" alt="orman" src="http://www.sanalosmanli.com/wp-content/gallery/orman-resimleri/thumbs/thumbs_orman1.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-2" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.sanalosmanli.com/wp-content/gallery/orman-resimleri/orman2.jpg" title=" " class="shutterset_set_1" >
								<img title="orman2" alt="orman2" src="http://www.sanalosmanli.com/wp-content/gallery/orman-resimleri/thumbs/thumbs_orman2.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-3" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.sanalosmanli.com/wp-content/gallery/orman-resimleri/orman3.jpg" title=" " class="shutterset_set_1" >
								<img title="orman3" alt="orman3" src="http://www.sanalosmanli.com/wp-content/gallery/orman-resimleri/thumbs/thumbs_orman3.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-4" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.sanalosmanli.com/wp-content/gallery/orman-resimleri/orman4.jpg" title=" " class="shutterset_set_1" >
								<img title="orman4" alt="orman4" src="http://www.sanalosmanli.com/wp-content/gallery/orman-resimleri/thumbs/thumbs_orman4.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-5" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.sanalosmanli.com/wp-content/gallery/orman-resimleri/orman5.jpg" title=" " class="shutterset_set_1" >
								<img title="orman5" alt="orman5" src="http://www.sanalosmanli.com/wp-content/gallery/orman-resimleri/thumbs/thumbs_orman5.jpg" width="94" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-6" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.sanalosmanli.com/wp-content/gallery/orman-resimleri/orman6.jpg" title=" " class="shutterset_set_1" >
								<img title="orman6" alt="orman6" src="http://www.sanalosmanli.com/wp-content/gallery/orman-resimleri/thumbs/thumbs_orman6.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-7" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.sanalosmanli.com/wp-content/gallery/orman-resimleri/orman7.jpg" title=" " class="shutterset_set_1" >
								<img title="orman7" alt="orman7" src="http://www.sanalosmanli.com/wp-content/gallery/orman-resimleri/thumbs/thumbs_orman7.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-8" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.sanalosmanli.com/wp-content/gallery/orman-resimleri/orman8.jpg" title=" " class="shutterset_set_1" >
								<img title="orman8" alt="orman8" src="http://www.sanalosmanli.com/wp-content/gallery/orman-resimleri/thumbs/thumbs_orman8.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-9" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.sanalosmanli.com/wp-content/gallery/orman-resimleri/orman10.jpg" title=" " class="shutterset_set_1" >
								<img title="orman10" alt="orman10" src="http://www.sanalosmanli.com/wp-content/gallery/orman-resimleri/thumbs/thumbs_orman10.jpg" width="96" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-10" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.sanalosmanli.com/wp-content/gallery/orman-resimleri/orman11.jpg" title=" " class="shutterset_set_1" >
								<img title="orman11" alt="orman11" src="http://www.sanalosmanli.com/wp-content/gallery/orman-resimleri/thumbs/thumbs_orman11.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-11" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.sanalosmanli.com/wp-content/gallery/orman-resimleri/orman12.jpg" title="orman" class="shutterset_set_1" >
								<img title="orman12" alt="orman12" src="http://www.sanalosmanli.com/wp-content/gallery/orman-resimleri/thumbs/thumbs_orman12.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-12" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.sanalosmanli.com/wp-content/gallery/orman-resimleri/orman9.jpg" title=" " class="shutterset_set_1" >
								<img title="orman9" alt="orman9" src="http://www.sanalosmanli.com/wp-content/gallery/orman-resimleri/thumbs/thumbs_orman9.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-13" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.sanalosmanli.com/wp-content/gallery/orman-resimleri/orman.jpg" title=" " class="shutterset_set_1" >
								<img title="orman" alt="orman" src="http://www.sanalosmanli.com/wp-content/gallery/orman-resimleri/thumbs/thumbs_orman.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-14" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.sanalosmanli.com/wp-content/gallery/orman-resimleri/orman13.jpg" title=" " class="shutterset_set_1" >
								<img title="orman13" alt="orman13" src="http://www.sanalosmanli.com/wp-content/gallery/orman-resimleri/thumbs/thumbs_orman13.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-15" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.sanalosmanli.com/wp-content/gallery/orman-resimleri/ormanJPG.JPG" title=" " class="shutterset_set_1" >
								<img title="ormanJPG" alt="ormanJPG" src="http://www.sanalosmanli.com/wp-content/gallery/orman-resimleri/thumbs/thumbs_ormanJPG.JPG" width="99" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 	 	
	<!-- Pagination -->
 	<div class='ngg-clear'></div>
 	
</div>



<div class="ngg-imagebrowser" id="ngg-imagebrowser-1-171">

	<h3>orman</h3>

	<div class="pic">
<a href="http://www.sanalosmanli.com/wp-content/gallery/orman-resimleri/orman1.jpg" title="orman ve nehir" class="shutterset_orman-resimleri">
	<img alt="orman" src="http://www.sanalosmanli.com/wp-content/gallery/orman-resimleri/orman1.jpg"/>
</a>
</div>
	<div class="ngg-imagebrowser-nav"> 
		<div class="back">
			<a class="ngg-browser-prev" id="ngg-prev-15" href="http://www.sanalosmanli.com/orman-resimleri/?pid=15">&#9668; Back</a>
		</div>
		<div class="next">
			<a class="ngg-browser-next" id="ngg-next-14" href="http://www.sanalosmanli.com/orman-resimleri/?pid=14">Next &#9658;</a>
		</div>
		<div class="counter">Picture 1 of 15</div>
		<div class="ngg-imagebrowser-desc"><p>orman ve nehir</p></div>
	</div>	

</div>	


]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sanalosmanli.com/orman-resimleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
